İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/5865 Karar: 2025/9733 Tarih: 2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/5865 K.2025/9733

7. Ceza Dairesi 2023/5865 E. , 2025/9733 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/199 E., 2021/116 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, suça konu eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Sanık ...'ın temyizi yönünden; sanığa

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/5865 E. , 2025/9733 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/199 E., 2021/116 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, suça konu eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Sanık ...'ın temyizi yönünden; sanığa

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/5865 E. , 2025/9733 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/199 E., 2021/116 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, suça konu eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Sanık ...'ın temyizi yönünden; sanığa usulüne uygun olarak 02.09.2021tarihinde tebliğ edilen kararı, sanığın yasal süresinden sonra 10.09.2021 tarihinde temyiz etmesi nedeniyle temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmıştır. Sanıklar ... ve ... hakkında bozma üzerine kurulan mahkûmiyet hükümlerinin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, katılan vekili ile sanık ...'ın hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Sanık ...'ın Temyizi Yönünden Sanığa usûlüne uygun şekilde 02.09.2021 tarihinde tebliğ edilen karara karşı sanık tarafından, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 10.09.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II. Katılan ... İdaresi Vekili ve ...'ın Temyizleri Yönünden Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup dosya kapsamına göre sanıkların benzer olaylarla karşılaştırıldığında fiili, eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde alt sınırdan uzaklaşarak teşdit uygulanmasını gerektirmediği halde hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde sanıklar hakkında asgari hadden ayrılarak fazla ceza tayini, 2. Dairemizin 10.06.2020 tarihli bozma ilamı üzerine, soruşturma aşamasında usulüne uygun etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmayan sanık ...'a kovuşturma aşamasında yapılan ödeme ihtarında ele geçen eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını karar verilinceye kadar ödemesi halinde cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağını ihtarı yerine tebliğden itibaren 90 günlük süre verilmesi ve cezasında 1/3 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi suretiyle yanıltılması ve hakkında ödemediğinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, 3. Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı ilamlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 18.03.2015, iddianame düzenleme tarihinin 16.04.2015 olduğu, Sanıklar ... ve ... hakkında, aynı gün incelenen Dairemizin 2021/4829 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 17.12.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 05.11.2015 olduğu, gözetilerek, Sanıkların bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ve ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 26.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla