İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/8808 Karar: 2023/10090 Tarih: 2023

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/8808 K.2023/10090

7. Ceza Dairesi 2023/8808 E. , 2023/10090 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/542 E., 2022/1416 K. SUÇLAR : 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/8808 E. , 2023/10090 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/542 E., 2022/1416 K. SUÇLAR : 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/8808 E. , 2023/10090 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/542 E., 2022/1416 K. SUÇLAR : 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.(Kapatılan) 1. Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 12.04.2012 tarihli ve 2012/51 Esas, 2012/69 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 27.05.2010-06.06.2010 tarihleri arasında işlemiş olduğu izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 73 üncü maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 17.06.2010-05.10.2010 tarihleri arasında işlemiş olduğu firar suçundan 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca on ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 21.04.2011-02.06.2011 tarihleri arasında işlemiş olduğu izin tecavüzü suçundan 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca on ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.(Kapatılan) 1. Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 12.04.2012 tarihli ve 2012/51 Esas, 2012/69 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 4. Dairesinin 21.01.2014 tarihli ve 2014/89 Esas, 2014/82 Karar sayılı ilamıyla; Anayasa Mahkemesinin, 17.01.2013 tarihli ve 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı kararı ile, 1632 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinin birinci fıkrasının A bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile Ek 8 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Sırf askerî suçlar ile bu Kanunun Üçüncü Babının Dördüncü Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” bölümünün “...kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” ibaresinin ve 1632 sayılı Kanun'un Ek 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması karşısında, uygulamaya yönelik bu konularda, yeniden değerlendirme ve tartışma yapılması gerekliliği nedeniyle mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; (Kapatılan) 1. Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 29.05.2014 tarihli ve 2014/96 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında 27.05.2010-06.06.2010 tarihleri arasında işlemiş olduğu izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 73 üncü maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına, 17.06.2010-05.10.2010 tarihleri arasında işlemiş olduğu firar suçundan 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca on ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına, 21.04.2011 - 02.06.2011 tarihleri arasında işlemiş olduğu izin tecavüzü suçundan 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca on ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu kararlar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 09.09.2014 tarihinde kesinleşmiştir. 4.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının 09.09.2014 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde farklı tarihlerde uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediğinin Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2019 tarihli ve 2018/772 Esas, 2019/684 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2022 tarihli ve 2022/542 Esas, 2022/1416 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) 1. Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, açıklanması geri bırakılan 29.05.2014 tarihli ve 2014/96 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararı ile hükümlerin açıklanmasına, sanık hakkında 27.05.2010-06.06.2010 tarihleri arasında işlemiş olduğu izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 73 üncü maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 17.06.2010 - 05.10.2010 tarihleri arasında işlemiş olduğu firar suçundan 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca on ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 21.04.2011 - 02.06.2011 tarihleri arasında işlemiş olduğu izin tecavüzü suçundan 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca on ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; sebep belirtmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.27.05.2010-6.06.2010 tarihleri arasında temadi eden izin tecavüzü suçuna ilişkin incelemede; sanığın, 22.05.2010 tarihinde, saat 08.00’de 3 gün izin ve 2 gün yol süresi verilerek, kanuni izne gönderildiği, izin süresi sonunda, 27.05.2010 tarihinde saat 08.00’e kadar birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 06.06.2010 tarihinde kendiliğinden birliğine döndüğü, 17.06.2010 - 05.10.2010 tarihleri arasında temadi eden firar suçuna ilişkin incelemede; sanığın askerlik hizmetini yaptığı sırada 17.06.2010 tarihinde gönderildiği çarşı izninden, aynı gün kıtasına dönmesi gerekirken, yetkili amirlerinden izin almaksızın, memleketine gittiği, daha sonra 05.10.2010 tarihinde yakalandığı, 21.04.2011 - 02.06.2011 tarihleri arasında temadi eden izin tecavüzü suçuna ilişkin incelemede; sanığın, 12.04.2011 tarihinde saat 09.35’de 9 gün izin verilerek kanuni izne gönderildiği, 2011 yılı içinde kullandığı başka bir izinde kendisine yol izni verildiği, izin süresi sonunda 21.04.2011 tarihinde saat 09.35’e kadar birliğine katılması gerekirken, katılmadığı, 02.06.2011 tarihinde yakalandığı ayrı ayrı maddi vakıa olarak belirlenmiştir. 2.Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; 27.05.2010 - 06.06.2010 tarihleri arasında temadi eden izin tecavüzü suçuna ilişkin annesinin, anneannesinin hastalığından ötürü şehir dışında bulunması nedeniyle, kardeşleriyle ilgilendiğini ve bu nedenle izinden geç döndüğünü, 17.06.2010 - 05.10.2010 tarihleri arasında temadi eden firar suçuna ilişkin ailevi ve maddi sıkıntılarının olduğunu ve üst devre olan askerlerin baskılarından bunaldığı için firar ettiğini, 21.04.2011 - 02.06.2011 tarihleri arasında temadi eden izin tecavüzü suçuna ilişkin askerdeyken işlemiş olduğu bir suçtan bir süre cezaevinde tutuklu kaldığını bu durumun kendisinde yeniden hapse girme korkusuna sebep olduğunu ve maddi sıkıntılarının kendisini bunalttığı için izin süresi sonunda birliğine katılmadığını beyan etmiştir. 3.Gölcük ... Hastanesinin 29.11.2011 tarihli ve 2073/1844 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri sağlık raporunda; sanığın suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğu tespiti yapılmıştır. 4.Gölcük ... Hastanesi tarafından hazırlanan, 01.12.2011 tarihli ve 1844 sayılı adli raporda; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarından faydalanamayacağı bildirilmiştir. 5.Sanığın annesi olan ve yeminsiz olarak dinlenen tanık Gülşen Danayiyen'in usulüne uygun olarak tespit edilen beyanları dosya arasında bulunmaktadır. 6.Sanığa ait sevk belgesi, vaka kanaat raporu, izin belgesi, izin durum belgesi, izinden dönmediğine dair tutulan tutanaklar, sanığın çarşı izninden dönmediğine dair tutulan tutanaklar, sanığın yakalandığına dair yakalama ve üst arama tutanağı, Bayburt Askerlik Şubesi Başkanlığının 02.05.2011 tarihli yazısı, sanığın 03.06.2011 tarihinde Maltepe Askeri Cezaevine kapatıldığına dair tutanak, danışmanlık kartı, psikiyatri uzmanı bilirkişinin mütalaası ve dosya kapsamında bulunan diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir. 7.Sanık hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılması kararlarının açıklanması için ihbarda bulunan Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2019 tarihli ve 2018/772 Esas, 2019/684 Karar sayılı kararı sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dosya kapsamında mevcuttur. 8.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE 1.1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen firar suçu mazeret kabul etmeyen ve genel kastla işlenebilen suçlar arasında bulunduğundan; askerliğe elverişliliği ve cezai ehliyeti konusunda şüphe bulunmayan sanığın maddi sorunları ve üst devre baskıları sebebiyle firar etmek zorunda kaldığı şeklindeki beyanlarının mahkemece mazeret olarak kabul edilmeyerek, tüm unsurları ile oluşan ve yakalanmakla son bulan atılı suça konu eyleminin sabit görülmesinde ayrıca kardeşlerine bakmak zorunda olduğu ve tekrar hapse girme korkusu yaşadığı için izin sürelerinin bitiminde birliğine dönemediği şeklinde mazeret olak ileri sürdüğü hususların, askerlik hizmetine ... tutulabilir nitelikte olmadığı göz önüne alındığında; Mahkemece tüm unsurları ile oluşan atılı izin tecavüzü suçlarına konu eylemlerinin sabit görülmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 2.5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetildiğinde, denetim süresi içinde yeniden kasten suç işlediği anlaşılan sanık hakkında önceki hükümlerin aynen açıklanmasında da bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddiaların ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımlarının ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2022 tarihli ve 2022/542 Esas, 2022/1416 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla