KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/1358 E., 2024/5335 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/557 E., 2023/933 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
613 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafiin temyiz isteği, suça konu makaronların yerli üretim olduğuna, ele geçen ürünlerdeki "..." markasının ... isimli şahıs adına kayıtlı olduğuna, yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğine, 2012 yılında makaronlarda bandrol bulunmamasının suç olarak tanımlanmadığına, kanunda suç olarak tanımlanmamış bir fiilden dolayı ceza verilemeyeceğine ve hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Sanık ... müdafiin temyiz isteği, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu gerçeği yansıtmadığından bu rapora dayanılarak hüküm kurulamayacağına, suça konu ürünlerde yer alan "..." markasının tescilli olduğuna, ele geçen makaronların yurt içinde bulunan bir şirketten satın alındığına, sanığın eşyanın kaçak olduğunu bilmesinin mümkün olmadığına, sanığın makaronların kaçak olduğunu bilmesi halinde fatura düzenlemesinin ve defterlerine işlemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi ve sanığın beraati gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 25.07.2012 tarihinde kolluk tarafından il genelinde kargo aracılığıyla kaçak sigara getiren şahıslara yönelik yapılan çalışmalar esnasında ... Kargo isimli firmanın önünde hakkında daha önce işlem yapılan sanık ...'in yanındaki kolilerin yırtık kısmından "stadium" ibaresinin gözüktüğü, sanıktan kolilerde ne olduğu sorulduğunda boş filtre olduğunu beyan ettiği ve sevk irsaliyesi ibraz ettiği, sanığın rızası ile açılıp bakılan kolide faturası ibraz edilemeyen, üzerinde herhangi bir Türkçe ibare bulunmayan ve "... 200 fılter ..." ibareli filtreler olduğunun görüldüğü, 20 adet kolide yapılan sayımda 200.000 adet makaron tespit edildiği anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık ... savunmasında, el konulan ürünlerin faturalı olduğunu, kaçak olmadığını beyan etmiştir.
Sanık ... savunmasında, kardeşi ...'ün ... isimli iş yeri olduğunu, kendisinin de bu iş yerinde çalıştığını, diğer sanığı önceden tanıdığını, olay tarihinde sanığın siparişi üzerine makaronları gönderdiğini, makaronları ... sigara filtre fabrikasından aldıklarını, makaronların kaçak olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
20.11.2012 tarihli ekspertiz raporunda, suça konu ürünlerin sarmalık kıyılmış tütün tüketiminde kullanılan makaron olduğu, yurt dışında piyasaya arz amaçlı üretildiği, yasa dışı olarak yurda girdiği ve kaçak makaron olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
29.04.2014 tarihli bilirkişi raporunda, suça konu "..." marka makaronların gümrüğe tabi ve yabancı menşeili olduğu, ithal edildiğine ilişkin fatura ve belge ibraz edilemediği, dosyaya ibraz edilen faturada marka bilgisi olmadığı, dolayısıyla faturanın söz konusu yabancı menşeili suça konu ürünleri kapsamadığı tespit edilmiştir.
06.12.2013 tarihli, vergi dairesi müdürü tarafından düzenlenen tutanak dosyada mevcuttur.
Olay tutanağı, sanıkların savunmaları, bilirkişi raporları, bozma ilâmları ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ... tarafından diğer sanık ...'e kargo yoluyla gönderilen kolilerde kaçak makaronların tespit edilmesi karşısında, sanıkların atılı suçu işledikleri sabit kabul edilip haklarında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanıkların cezada kazanılmış hakları gözetilerek cezalarının 640,00 TL adlî para cezası ve 320,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, netice olarak 640,00 TL adlî para cezası ve 320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
III.KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/1358, K. 2024/5335, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama