KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/1494 E., 2024/4082 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/244 E., 2023/1025 K.
- Suç
- 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Kararname'ye muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; dava konusu ürünleri tanımadığı bir şahıstan aldığına, kaçak olduklarını bilmediğine, kaçak olduklarını ayırt edebilecek durumda olmadığına, küçük esnaf olduğu için bütçesine uygun olanı aldığına, ürünler bakımından araştırma yapmalarının imkansız olduğuna, hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına, cezanın üste hadden tayin olunduğuna, 2010 yılına ait sicil kaydının dikkate alındığına, kararın hatalı olduğuna, izah edilen ve re'sen tespit edilecek nedenler ile mahkûmiyet kararının bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Sanığa ait yanları açık kamyonda deterjan satıldığının güvenlik güçleri tarafından tespit edilmesi ve kamyonda toplam 260 paket deterjan ele geçmesi üzerine katılanlar, hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ile şikâyetçi olmuştur.
Sanık hakkında asıl ve birleşen davalar kapsamında, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A-1. ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu' nun (5237 sayılı Kanun) 53, 54 ve 58. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında; her iki iddianame ile yöneltilen suçlamaların doğru olduğunu, ürünleri tanımadığı bir kişiden satın aldığını, semt pazarında sattığını, sahte ve fason olduklarını bilmediğini, belge ve faturasının bulunmadığını, pişman olduğunu beyan etmiştir.
Dosyada mevcut 11.06.2015 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu ürünler üzerindeki markaların, katılanlara ait markalar ile iltibas oluşturacak düzeyde bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek taraflar arasında uzlaştırma girişiminde bulunulduğu, ancak Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunca tanzim olunan uzlaştırıcı raporuna göre uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, tekerrüre esas alınan mahkûmiyet kararındaki ceza miktarının 10 yıl hapis yerine 13 yıl 4 ay hapis olarak gösterilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/1494, K. 2024/4082, 17 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama