İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2024/1658 Karar: 2025/5463 Tarih: 2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/1658 K.2025/5463

7. Ceza Dairesi 2024/1658 E. , 2025/5463 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 2019/33 E., 2019/346 K. - 2019/121 E., 2019/381 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararların kanun yararına bozulması ...Asliye Ceza

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2024/1658 E. , 2025/5463 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 2019/33 E., 2019/346 K. - 2019/121 E., 2019/381 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararların kanun yararına bozulması ...Asliye Ceza

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2024/1658 E. , 2025/5463 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 2019/33 E., 2019/346 K. - 2019/121 E., 2019/381 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararların kanun yararına bozulması ...Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2019 tarihli ve 2019/33 Esas, 2019/346 Karar sayılı, 18.06.2019 tarihli ve 2019/121 Esas, 2019/381 Karar sayılı kararları ile sanık hakkında iki ayrı bakaya kalmak suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63/1-2-2 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1, 53. ve 58. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükümlerin kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 10.01.2024 tarihli ve 94660652-105-37-31299-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.02.2024 tarihli ve KYB - 2024/7380 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.02.2024 tarihli ve KYB - 2024/7380 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1- ...Asliye Ceza Mahkemesinin 14/06/2019 tarihli ve 2019/33 esas, 2019/346 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; a- Dosya kapsamına göre, ...Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10/01/2019 tarihli ve 2018/757 soruşturma, 2019/27 esas, 2019/27 sayılı iddianame ile açılan dava üzerine ...Asliye Ceza Mahkemesince mahkumiyet kararı verildiği, hükme esas alınan ...Kaymakamlığı tarafından verilen 18/05/2016 tarihli ve 1351 esas, 24 karar sayılı idari para cezasının, doğrudan sanığın mernis adresi olan "... mah. ......................../İzmir" adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2 maddesi uyarınca tebligat yapılmasına yönelik şerh kaydıyla tebliğe çıkartıldığı ve aynı Kanun'un 21/2. maddesine göre 06/06/2016 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış ise de; 7201 sayılı Kanun'un 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bilâ tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata anılan Kanun'un 23/1-8. ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği cihetle, sanığın mernis adresine doğrudan anılan Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu, dolayısıyla geçerli tebligattan ve idari para cezasının usulüne uygun kesinleşmesinden bahsedilemeyeceğinden, 1632 sayılı Kanun'un 63/1. maddesinde düzenlenen bakaya kalma suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, b- Kabule göre de; ...Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10/01/2019 tarihli iddianame ile sanık hakkında bakaya kalmak suçundan kamu davası açıldığı halde, suç vasfının yoklama kaçağı kalmak olarak kabulü ile sanık hakkında bu suçtan mahkumiyet kararı verilmesinde; 2- ...Asliye Ceza Mahkemesinin 18/06/2019 tarihli ve 2019/121 esas, 2019/381 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; a- Dosya kapsamına göre, ...Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 14/03/2019 tarihli ve 2019/193 soruşturma, 2019/108 esas, 2019/107 sayılı iddianame ile açılan dava üzerine ...Asliye Ceza Mahkemesince mahkumiyet kararı verildiği, hükme esas alınan ...Kaymakamlığı tarafından verilen 18/05/2016 tarihli ve 1351 esas, 24 karar sayılı idari para cezasının, doğrudan sanığın mernis adresi olan "... mah. .../İzmir" adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2 maddesi uyarınca tebligat yapılmasına yönelik şerh kaydıyla tebliğe çıkartıldığı ve aynı Kanun'un 21/2. maddesine göre 06/06/2016 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış ise de; 7201 sayılı Kanun'un 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bilâ tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata anılan Kanun'un 23/1-8. ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği cihetle, sanığın mernis adresine doğrudan anılan Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu, dolayısıyla geçerli tebligattan ve idari para cezasının usulüne uygun kesinleşmesinden bahsedilemeyeceğinden, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 63/1. maddesinde düzenlenen bakaya kalma suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, b-Kabule göre de; ...Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 14/03/2019 tarihli iddianame ile sanık hakkında bakaya kalmak suçundan kamu davası açıldığı halde, suç vasfının yoklama kaçağı kalmak olarak kabulü ile sanık hakkında bu suçtan mahkumiyet kararı verilmesinde; isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesinde yer alan "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki (1)-a ve (2)-a numaralı talepler yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ...Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2019 tarihli ve 2019/33 Esas, 2019/346 Karar sayılı, 18.06.2019 tarihli ve 2019/121 Esas, 2019/381 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeni sanığın cezalarının kaldırılmasını gerektirdiğinden ve yüklenen suçların unsurları itibarıyla oluşmadıkları anlaşıldığından; sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223/2-a maddesi uyarınca her iki suçtan ayrı ayrı BERAATİNE, 4. Bozma nedenine göre kanun yararına bozma ihbarnamesinde yer alan (1)-b ve (2)-b numaralı istemler yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla