İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2024/2045 Karar: 2025/7788 Tarih: 2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/2045 K.2025/7788

7. Ceza Dairesi 2024/2045 E. , 2025/7788 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/10204 D.İş KABAHATLİ : ... Medikal Tıbbi Aletler Elekt. San. ve Tic. A.Ş. KABAHAT : 1567 sayılı Kanun'a muhalefet Kabahatli hakkında, 1567 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 39.661,37 TL idari para cezası uygula

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2024/2045 E. , 2025/7788 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/10204 D.İş KABAHATLİ : ... Medikal Tıbbi Aletler Elekt. San. ve Tic. A.Ş. KABAHAT : 1567 sayılı Kanun'a muhalefet Kabahatli hakkında, 1567 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 39.661,37 TL idari para cezası uygula

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2024/2045 E. , 2025/7788 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/10204 D.İş KABAHATLİ : ... Medikal Tıbbi Aletler Elekt. San. ve Tic. A.Ş. KABAHAT : 1567 sayılı Kanun'a muhalefet Kabahatli hakkında, 1567 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 39.661,37 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, İzmir 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25.09.2023 tarihli ve 2023/5955 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de İzmir 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 24.10.2023 tarihli ve 2023/10204 D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 13.02.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2024 tarihli ve KYB - 2024/22340 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.03.2024 tarihli ve KYB - 2024/22340 sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı karara ilişkin tebliğ (ihracat bedelleri hakkında) (tebliğ no: 2018-32/48)'in 3. maddesinde "Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez. Söz konusu bedellerin en az %80’inin bir bankaya satılması zorunludur." şeklindeki, "Terkin" başlıklı 10. maddesinde "Her bir gümrük beyannamesi itibarıyla; a) 100.000 ABD doları veya eşitini aşmamak üzere, mücbir sebeplerin varlığı dikkate alınmaksızın beyanname veya formda yer alan bedelin %10’una kadar noksanlığı olan (sigorta bedellerinden kaynaklanan noksanlıklar dahil) ihracat hesapları doğrudan bankalarca ödeme şekline bakılmaksızın, b) 200.000 ABD doları veya eşitini aşmamak üzere, bu Tebliğin 9 uncu maddesinde belirtilen mücbir sebep halleri göz önünde bulundurulmak suretiyle beyanname veya formda yer alan bedelin % 10’una kadar açık hesaplar ilgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce, terkin edilmek suretiyle kapatılır. (2) Her bir gümrük beyannamesi itibarıyla, 200.000 ABD doları veya eşitini aşan noksanlığı olan açık hesaplara ilişkin terkin talepleri bu Tebliğin 9 uncu maddesinde belirtilen mücbir sebepler ile haklı durumlar göz önünde bulundurulmak suretiyle Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından incelenip sonuçlandırılır." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Somut olayda, ... Gümrük Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 14/01/2021 tarihli ve ... sayılı gümrük beyannamesi incelendiğinde, kabahatli şirketin ihracat bedelinin 187.599,02 Euro olduğu, kabahatli vekili tarafından anılan idarî yaptırım kararına karşı verilen 18/08/2023 tarihli başvuru dilekçesinde, kabahate konu ihracata ilişkin döviz bedelinin süresi içerisinde Türkiye'ye getirildiği beyan edilerek başvuru dilekçesi ekinde buna ilişkin Ziraat Bankası A.Ş. tarafından düzenlenen 06/12/2021, 07/12/2021, 08/12/2021 ve 21/06/2023 tarihli, ..., ..., ..., ..., ... seri numaralı, toplam 184.940,00 Euro tutarlı dekontların sunulmuş olduğu, kabahatli şirket tarafından toplam ihracat bedeli olan 187.599,02 Euro'nun %80'i oranındaki bedelin yani 150.079,216 Euro tutarındaki bedelin yurda getirilmesi gerektiği, kabahatli şirketin banka dekontlarında sabit olduğu üzere ihracat bedelinin toplam 184.940,00 Euroluk kısmını süresi içinde yurda getirdiği nazara alındığında, her ne kadar yatırılan miktarda 2.659,02 Euro eksiklik bulunsa da, bu miktarın 2018-32/48 sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı kararın 10'uncu, İhracat Genelgesinin 28. maddesi uyarınca terkin sınırı içinde kaldığının anlaşılması karşısında, kabahatlinin yapmış olduğu ihracatın bedelini, ihraç tarihinden itibaren 180 gün içinde yurda getirdiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesi ile kabahatlinin ihracat bedelini süresinde yurda getirdiği, bakiye kısmın ise terkin sınırında kaldığı, bu nedenle itirazın kabulü gerektiğinden bahisle İzmir 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24.10.2023 tarihli ve 2023/10204 D.İş sayılı kararının kanun yararına bozulması talep edilmekte ise de, 1567 sayılı Kanun'a dayanılarak çıkartılan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar'ın uygulanmasını düzenleyen Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin 2018-32/48 Sayılı Tebliğ'in 8/4. maddesindeki düzenleme "İlgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce, ihbarı müteakip 10 iş günü içinde ilgililere hesapların kapatılmasını teminen 90 gün süreli ihtarname gönderilir. Bu süre içinde hesapların kapatılması veya 9 uncu maddede belirtilen mücbir sebep hallerinin ya da haklı durumun belgelenmesi gereklidir." şeklinde olup, düzenlemede yer alan 90 günlük sürenin, ihracat hesabının kapatılması için ihracat bedelinin süresinde yurda getirildiğine ya da ihracat bedeli haklı durum veya mücbir sebeple getirilemedi ise buna dair belgelerin tevsiki için öngörülen bir süre olduğu, öte yandan 1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesindeki düzenleme de "İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz." şeklinde olup ihracat bedelinin süresinden sonra ve fakat idari para cezası ile ilgili karar kesinleşene kadar getirilmesi halinde ayrı bir yaptırım düzenlendiği, dosyanın tetkikinde kabahatlinin toplam 187.599,02 € olan ihracat bedelinin yurda getirme süresinin 14.07.2021 tarihinde sonlandığı, ihracat bedelinin 30.000 €'luk kısmının süresinde yurda getirildiği, nitekim İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının idari para cezası karar tutanağında bu husus dikkate alınarak bu miktarın idari para cezasına esas alınmadığı, kalan kısmın ise 15.09.2021, 28.09.2021, 12.10.2021 ve 26.10.2021 tarihlerinde, süresinden sonra ve fakat idari para cezası ile ilgili karar kesinleşmeden önce yurda getirdiği, nitekim İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından da yukarıda anılan 1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesindeki son cümle uyarınca idari para cezası uygulandığı anlaşılmakla, kabahatlinin, İzmir 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25.09.2023 tarihli ve 2023/5955 D.İş sayılı başvurunun reddine dair kararına itirazının reddine ilişkin İzmir 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24.10.2023 tarihli ve 2023/10204 D.İş sayılı kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla