Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2024/2553 E. , 2025/7792 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/1700 D.İş KABAHATLİ : ... KABAHAT : 1567 sayılı Kanun'a muhalefet Kabahatli hakkında, 1567 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 15.628,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2024/2553 E. , 2025/7792 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/1700 D.İş KABAHATLİ : ... KABAHAT : 1567 sayılı Kanun'a muhalefet Kabahatli hakkında, 1567 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 15.628,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Iğdır Sulh Ceza Hâkimliğinin 23.06.2022 tarihli ve 2022/1957 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de Doğubayazıt Sulh Ceza Hâkimliğinin 18.07.2022 tarihli ve 2022/1700 D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 18.03.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/34681 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/34681 sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Dosya kapsamına göre, her ne kadar 10/09/2018 tarihli ve ... sayılı Gümrük Beyannamesi ile yapmış olduğu ihracata dair 312.576,60 Türk lirası tutarındaki bedeli 180 gün içinde yurda getirmeyen kabahatli hakkında, anılan Kanun'un 3/3. maddesi uyarınca uygulanan idari para cezasına yönelik başvurunun reddine karar verilmiş ise de; Kabahatli vekilince ihracata konu bedelinin yurda getirilmesi gereken son süre olan 09/03/2019 tarihinden önce yasal süre içerisinde yurda getirildiğini ve Türk lirasına çevrildiğini iddia ederek bu hususa ilişkin Türkiye Halkbank A.Ş. Ait 18/01/2018, 22/01/2018, 01/02/2018 ve 07/02/2018 tarihli 4 adet dekontun ve ihracatçı şirkete ait döviz hesabı özetinin dosyaya sunulduğunun anlaşılması karşısında; Benzer bir olayla ilgili Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 08/11/2022 tarihli ve 2022/9909 esas, 2022/15815 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bahse konu banka dekontlarında belirtilen söz konusu bedellerin idari yaptırıma konu ihracat beyannamesine konu bedeller olup olmadığı ve ilgili beyanname işlemlerinin süresinde tamamlanarak kapatılıp kapatılmadığı hususlarının ilgili kurumlardan sorularak tespit edilip, gerekirse bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılıp, sonucuna göre kabahatlinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesinde yer alan "Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler ... cezalandırılırlar. ..." şeklindeki düzenleme uyarınca kabahatten dolayı sorumluluğun ihracatı yapana ait olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 124/1. maddesindeki "Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir." şeklindeki ve 125. maddesinde yer alan "(1) Ticaret şirketleri tüzel kişiliği haizdir.(2) Ticaret şirketleri, Türk Medenî Kanununun 48 inci maddesi çerçevesinde bütün haklardan yararlanabilir ve borçları üstlenebilirler. Bu husustaki kanuni istisnalar saklıdır." şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde tüzel kişiliği haiz limited şirketlerin hak ve fiil ehliyetlerinin bulunduğu, bu çerçevede somut dosya incelendiğinde muteriz ...'e uygulanan idari para cezasına konu ihracatın esasen ... Uluslararası Nak. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından gerçekleştirdiği, buna karşılık Iğdur Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şirket ortağı ve temsilcisi olduğu anlaşılan muteriz ... hakkında idari yaptırım uygulandığı, ihracatı gerçekleştiren ticaret şirketinin ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğu ve kabahatten sorumluluğun da tüzel kişiliğe ait olduğu cihetle, şirketin gerçekleştirdiği ihracat nedeniyle oluşan kabahat nedeniyle şirketin ortağı ya da temsilcisi hakkında idari para cezası uygulanamayacağı hususunda da kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle 26.05.2025 tarihinde karar verildi.