İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2024/2623 Karar: 2025/13684 Tarih: 2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/2623 K.2025/13684

7. Ceza Dairesi 2024/2623 E. , 2025/13684 K. "İçtihat Metni" HÂKİMLİĞİ : İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/5867 Değişik iş KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararı

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2024/2623 E. , 2025/13684 K. "İçtihat Metni" HÂKİMLİĞİ : İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/5867 Değişik iş KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararı

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2024/2623 E. , 2025/13684 K. "İçtihat Metni" HÂKİMLİĞİ : İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/5867 Değişik iş KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’a (1567 sayılı Kanun) aykırı davranma eyleminden kabahatli ... Makina Tesisat İmalat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. hakkında anılan Kanun'un 3/3. maddesi uyarınca 11.549,99 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 04.03.2022 tarihli ve 2021/1876 idari yaptırım soruşturma, 2022/1047 sayılı idarî yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24.06.2022 tarihli ve 2022/3564 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12.09.2022 tarihli ve 2022/5867 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 07.02.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2024 tarihli ve KYB-2024/24962 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2024 tarihli ve KYB-2024/24962 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı karara ilişkin tebliğ (ihracat bedelleri hakkında) (tebliğ no: 2018-32/48)'in 3. maddesinde "Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez. Söz konusu bedellerin en az %80’inin bir bankaya satılması zorunludur." şeklindeki, "Terkin" başlıklı 10. maddesinde "Her bir gümrük beyannamesi itibarıyla; a) 100.000 ABD doları veya eşitini aşmamak üzere, mücbir sebeplerin varlığı dikkate alınmaksızın beyanname veya formda yer alan bedelin %10’una kadar noksanlığı olan (sigorta bedellerinden kaynaklanan noksanlıklar dahil) ihracat hesapları doğrudan bankalarca ödeme şekline bakılmaksızın, b) 200.000 ABD doları veya eşitini aşmamak üzere, bu Tebliğin 9 uncu maddesinde belirtilen mücbir sebep halleri göz önünde bulundurulmak suretiyle beyanname veya formda yer alan bedelin % 10’una kadar açık hesaplar ilgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce, terkin edilmek suretiyle kapatılır. (2) Her bir gümrük beyannamesi itibarıyla, 200.000 ABD doları veya eşitini aşan noksanlığı olan açık hesaplara ilişkin terkin talepleri bu Tebliğin 9 uncu maddesinde belirtilen mücbir sebepler ile haklı durumlar göz önünde bulundurulmak suretiyle Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından incelenip sonuçlandırılır." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, Gelir İdaresi Başkanlığı .... Vergi Dairesi Başkanlığı, .... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 10/09/2021 tarih ve E-711186 sayılı yazısı ile anılan kabahatli şirketin 1567 sayılı Kanuna muhalefet ettiğinden bahisle yapılan soruşturma sonucunda kabahatli şirketin fiili ihracı 10/09/2019 olan, EX006620 sayılı, 09/09/2019 tarihli ve 116.521,41 USD tutarlı gümrük beyannamesi kapsamında gerçekleştirilen ihracata ilişkin bedellerin tamamının yurda getirilmediği, bahse konu ihracat bedelinin kapatılması hususunda kabahatli şirkete vergi dairesi tarafından 90 gün süreli ihtarname gönderildiği, ancak söz konusu hesabın kapatılmadığı ve ihracat bedelinin tamamının yurda getirilmediği gerekçesiyle, 1567 sayılı Kanun’un 3/3. maddesi uyarınca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 11.549,99 Türk lirası idarî para cezası uygulandığı, kabahatli şirketin banka dekontunda sabit olduğu üzere ihracat bedelinin 80.500,00 USD'lik kısmını süresi içinde yurda getirdiği nazara alındığında, her ne kadar yatırılan miktarda 24.369,27 USD eksiklik bulunsa da, bu miktarın 2018-32/48 sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı kararın 10'uncu, İhracat Genelgesinin 28. maddesi uyarınca terkin sınırı içinde kaldığının anlaşılması karşısında, kabahatlinin yapmış olduğu ihracatın bedelini, ihraç tarihinden itibaren 180 gün içinde yurda getirdiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma isteminde, gümrük beyannamesinde belirtilen bedelin 116.521,41 USD olduğu ve ihracat bedelinin 80.500,00 USD'lik kısmını süresi içinde yurda getirdiği belirtildikten sonra kalan eksikliğin, belirtilen miktarlara ile uyuşmayacak şekilde 24.369,27 USD olduğu yönündeki anlatımın maddi yazım hatası olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Dosyanın incelenmesinde; Dosya içerisinde idari yaptırıma konu ihracat işlemine dayanak gümrük beyanname örneğinin bulunmadığı, .... Vergi Dairesi Müdürlüğünü 10.09.2021 tarihli yazısında, 116.521,41 USD tutarlı gümrük beyannamesi kapsamında gerçekleştirilen ihracata ilişkin 44.500,00 USD lik kısmı bakımından İhracat Bedeli Kabul Belgesi bilgisi bulunduğu, 72.021,41 USD lik kısmın yurda getirilmediğinin belirtildiği, Başvuru ekinde sunulan belgelere göre, 7 Adet Döviz Alım Belgesi sureti uyarınca toplam 80.500 USD ve 1 adet İhracat Bedeli Kabul Belgesi sureti uyarınca 36.021,38 USD 'nin yurda getirildiğinin ileri sürüldüğü, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca aldırılan 24.02.2022 havale tarihli bilirkişi raporunda ise 36.021,41 USD'nin süresi içerisinde yurda getirilmediği yönünde mütalaada bulunulduğu görülmekte olup; Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ' in (İhracat Bedelleri Hakkında) (Tebliğ No: 2018-32/48) 3/1. maddesinde yer alan '' (Değişik:RG-31/12/2019-30995 5. Mükerrer) Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez.'' hükmüne aykırı davranışın, 1567 sayılı Kanunun 3/3-1. cümlesinde yer alan kabahat fiilini oluşturacağı ve bu düzenleme uyarınca idari yaptırım miktarının belirleneceği, ihracat bedellerinin fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün içerisinde yurda getirilmemesine karşın, idari para cezasının kesinleşmesinden önce yurda getirilmesi durumunda ise aynı Kanun'un 3/3-2 ve 3. cümlelerinde yer alan hükümler dikkate alınarak 3/1. maddesi uyarınca idari yaptırım uygulanması, belirtilen tespitlerin yapılması esnasında kabahat tarihindeki terkin miktarlarının da dikkate alınması gerektiği sabit olup; öncelikle idari yaptırıma konu ihracat işlemine dayanak gümrük beyanname örneği ile Sarıgazi Vergi Dairesi Müdürlüğünün 10.09.2021 tarihli yazısında belirtilen 44.500 USD 'lik İhracat Bedeli Kabul Belgesi suretinin dosya arasına alınması, muteriz vekili tarafından dosyaya sunulan Döviz Alım Belgeleri ile İhracat Bedeli Kabul Belgesinin de sıhhat ve geçerliliği ilgili Bankadan sorulup, tüm belgeler bir bütün halinde incelendikten sonra, idari yaptırıma konu ihracat bedellerinin tamamı ve/veya bir bölümünün yurda getirilip getirilmediği ile getirilmiş ise hangi tarihte yurda getirildiği belirlendikten sonra muterizin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekip gerekmeyeceği hususunda da kanun yararına bozma isteminde bulunup bulunmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 17.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla