KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/2767 E., 2024/10112 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/65 E., 2023/951 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Düzelterek onama
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında üst hadden ceza verilmesi gerektiğine, vekalet ücretine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek diğer sebeplerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararın hukuka ve adalete aykırı olduğuna, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Yol kontrol ve arama noktası yakınında, yol kenarında bekleyen açık kasa kamyonetten şüphelenilmesi
üzerine şoför mahallinde sanık ...'un, yan yolcu koltuğunda inceleme dışı sanık ...'ın bulunduğu araçta, önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, kasa kısmındaki eşyaların altına gizlenmiş vaziyette 918 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanığın savunmasında; önceden tanımadığı diğer sanığın kamyonetini İstanbul'a götürmek üzere onunla anlaştığını, bilet parası vermemek için kabul ettiğini, kamyonetin içinde kargo malzemesi olduğunu bildiğini, araçta kaçak sigara olduğundan haberi olmadığını, atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği görülmüştür.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "normal değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Bozma ilâmından önce 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca kurulan hükümde teşdit uygulanmadığı, bozma ilâmı sonrasında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca kurulan hükümde ise teşdit uygulandığı nazara alındığında, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı maddenin beşinci, onuncu,
yirmiüçüncü fıkraları ve aynı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası hükümlerinin teşdit uygulanmış hali ile olaya ayrı ayrı tatbiki sonrası ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle, lehe Kanun'un denetime imkân sağlayacak şekilde belirlenerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde alt sınırdan kıyaslama yapılarak karar verilmesi,
2.Davaya katılma hakkı bulunmayan ... da karar başlığında katılan olarak yer almış olup katılma hakkı bulunan Gümrük İdaresi de katılan sıfatı aldığı halde hangi kurum lehine takdir edildiği anlaşılamayacak şekilde katılan kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/2767, K. 2024/10112, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama