Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2024/3020 E. , 2025/5456 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/792 E., 2024/324 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2024/3020 E. , 2025/5456 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/792 E., 2024/324 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2021/1432 Esas, 2022/904 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında asta müessir fiil suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. B. İstinaf İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanın istinaf başvurusu üzerine; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 08.02.2024 tarihli ve 2023/792 Esas, 2024/324 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak, sanık hakkında asta müessir fiil suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 117/1. ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca hapis cezasından çevrili 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiin temyiz istemi; tüm görüntülere, rapora ve çelişkili ifadelere rağmen Mahkemenin hiçbir maddi gerçeği kabul etmediğine, olayları sanık aleyhine yorumladığına, tanık ...'nin olay yerinde hiç görülmediğine, olay saati ve olay yerine belirtilen mesafenin tanık ...'nin ifadeleriyle örtüşmediğine, tanık ...'nin ifadeleri karara esas alınırken, diğer tanık ifadelerinin dikkate bile alınmadığına, CD görüntülerinde vurma anına ait bir görüntü olmadığına, katılanın geriye doğru sendelediğinin gözlemlenemediğine, sanığın katılanı disipline riayet etmesi hususunda ikaz ederek görev ve yetkisini kullandığına, katılanın kulağına darbe aldığı iddia edilmesine rağmen dengesini kaybetmeden, hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam ettiğine, katılanın beyanlarının aşamalarda sürekli değiştiğine ve farklı bir birliğe gönderildikten sonra askerliğe elverişli olmadığına dair rapor almasının manidar olduğuna, verilen kararın masumiyet karinesi ve hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde karar verildi. (K.D) KARŞI OY Sanık ... olay tarihinde Anıtkabir Tören Bölük Komutanı olarak görev yaptığı bir sırada aynı yerde askerlik yapan katılan er ...’in kılık kıyafetin uygunsuzluğu ve disiplinsiz davranışlarını gördüğünden yanına giderek onu uyardığı ve tokat atarak asta karşı müessir fiil işlediğinden bahisle açılan kamu davasının yapılan yargılama sürecinde ilk derece Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesince adı geçen sanığın beraatine dair verilen karar son olarak Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 2023/792 Esas, 2024/324 Karar sayısı ile sanığın suçunun sabit olduğundan ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun 117/1, TCK 62/1, 50/1-a, 52/2 maddelerinin uygulanması sonucu 2 ay 15 gün hapisten çevrilme 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılıp, bu para cezasının 4 eşit taksitle tahsiline dair ve verilen karar Daire heyetimiz çoğunluğunca onanmış ise de, sanığın suçunun sabit olmadığından beraat etmesi gerektiği düşüncesiyle karşı oy yazmak gerekmiştir. Çünkü; Sanığa isnat edilen asta karşı müessir fiil suçunun delilleri olarak olay tarihinden sonra katılan sevke tabi olduğu başka yerde kulak ameliyatı olduğuna dair rapor alınmış ise de, bu rapordaki belirtilerin sanığın fiiliyle doğrudan illiyet bağının olduğu hususu dosya kapsamıyla net değildir. Bunun yanında tanık beyan delillerinin incelenmesinde sanığın bizzat yanında bulunan ... ile ... sanığın katılana vurmadığının sadece sözle onu uyarıp eliyle ensesine dokunduğunun, oysa tarafların 15-20 metre uzağındaki tanık ... ise sanığın katılanın eliyle kulağını kapatacak şekilde tokat attığını belirtmiş, bu tanıklar arasındaki çelişkiler giderilmediği gibi tarafların uzağındaki bulunan tanık ...’ın beyanının üstün kılınması dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Keza yargılama aşamasında olay yerine ilişkin olarak temin edilen kamera görüntülerinde de sanığın katılana vurduğuna dair kesin bir tespit yapılamamıştır. Yine tarafların olay tarihindeki mensup oldukları askeri birlik komutanlığının müzekkere cevaplarından katılanın disiplinsiz hareketler içerisinde bulunduğu belirtilmiş, bu meyanda birlik komutanı sanığın olay günü yine askeri disiplin dışında hareket eden katılanın yanına gidip onu uyarması ve hatta eliyle dokunmasının yaralma kastıyla değil uyarma kastıyla yapıldığı düşünülmelidir. Açıklanan deliller ve değerlendirmeler kapsamında sanığın katılan astına karşı kasten müessir fiilde bulunduğu ve cezalandırılmasını gerektirecek nitelikte çelişkili beyanda bulunan tanık ... dışında dosyada başka delil görülmemiş, bu durumda sanığın üzerine atılı suçta şüphe oluşup “şüpheden sanık yararlanır” ilkesinden hareketle sanığın atılı suçtan beraat etmesi düşüncesiyle sayın Daire çoğunluk görüşüne iştirak edilmemiştir. 15.04.2025