KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/3226 E., 2025/11123 K.·B Ozma Üzerine
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/261 E., 2023/1896 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Sanık ... hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Temyiz dışı sanık...hakkında kurulan 25.11.2014 tarihli mahkûmiyet hükmünün katılan ... İdaresi vekilinin temyizi üzerine 7242 sayılı Kanun kapsamında getirilen düzenlemelerden dolayı Dairemizce bozulmasına karar verildiği, anılan hükmün bir bütün halinde ortadan kalkması nedeniyle denetime ve infaza olanak verecek şekilde yeni bir hüküm kurulması gerektiği anlaşılmakla, anılan sanık hakkında mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
I. Nakil Aracı Yönünden
Katılan ... İdaresi vekilinin nakil vasıtasına yönelik temyiz istemi olduğu, suçta kullanılan nakil
vasıtasının iadesine ilişkin hükmün Dairemizin 12.01.2022 tarihli ve 2021/8905 Esas, 2022/444 Karar sayılı kararı onanmasına karar verildiği belirlenmekle, bu aşamada temyiz incelemesine konu bir kararın mevcut olmadığı anlaşıldığından katılan vekilinin bu yöndeki temyiz isteğinin temyize konu karar bulunmaması nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
II. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Dava konusu eşyanın tespit edilen gümrüklenmiş değerinin suç tarihi itibarıyla "normal" sınırlarda olduğu ve ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, temel cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerektiği anlaşılmakla, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5,
3/ 10... /10-son maddeleri kapsamında hükümlerin birlikte ele alınıp, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi uyarınca önceki ve sonraki yasaların bütün hükümleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerekirken,
hükmün gerekçesinde bu karşılaştırma yapılırken 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi uyarınca teşdiden temel ceza tayin edilmek suretiyle neticeten 2 yıl 11 ay hapis ve 250 gün adli para cezasına hükmolunacağı belirlenmesi gerekirken 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi uyarınca ve asgari hadden ceza tayin edilmediğinin belirtilmesine karşın cezanın teşdiden 2 yıl 11 ay hapis ve 250 gün adli para cezası olarak belirtilmesi suretiyle hükümde karışıklığa neden olunması hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/3226, K. 2025/11123, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama