Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2024/3546 E. , 2024/6351 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/190 E., 2023/291 K. SUÇ : 2499 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2024/3546 E. , 2024/6351 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/190 E., 2023/291 K. SUÇ : 2499 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, ... Başkonsolosluğunun 21.02.2024 tarihli yazısıyla, 18.01.2024 tarihli yazıları ile 04.01.2024 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı bildirilen tebligatın, 20.02.2024 tarihinde bizzat sanığa tebliğ edildiği bildirildiğinden, 26.02.2024 tarihinde yapılan temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz isteği, kararın gerekçesiz olduğuna, alt sınırdan uzaklaşılması ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62. maddesinin uygulanmaması yönünden yeterli gerekçe bulunmadığına, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun bozma ilamı gereğinin yerine getirilmediğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir. II. GEREKÇE Dosya kapsamına göre, sanığın, inceleme dışı diğer sanıklarla birlikte 02.03.2006-04.04.2006 döneminde ... San. Tic. A.Ş. hisse senedinde, hisse fiyatını etkileyecek manipülatif işlemler yapıldığı Sermaye Piyasası Kurulu tarafından tespiti edilmiş ve sanığın 2499 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan ceza cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık aşamalardaki savunmalarında, Sermaye Piyasası Kurulunca hazırlanan raporunun varsayımlara dayandığını, ...'ın kayınvalidesi olduğunu, ...'in ...'de muhasebeci olarak çalıştığını, bu şahısların kendilerinin yatırım yaptığını belirterek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir. Yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 25.06.2008 ve 20.05.2010 tarihli raporlarda sanık ve birlikte hareket ettiği grubun işlemlerinin yapay piyasa oluşumuna ve aktif bir piyasa olduğu izlenimini oluşturmaya elverişli olduğu, grup işlemlerinden hisse fiyatının etkilendiği, suçun unsurlarının oluştuğu ve grubun bu işlemler neticesinde 379.111,56 TL menfaat elde ettiği yönünde görüş bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre sanığın birlikte hareket ettiği kişilerle birlikte 02.03.2006-04.04.2006 döneminde ... San. Tic. A.Ş. hisse senedinde, hisse fiyatını etkileyecek manipülatif işlemler yaptığının anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip, hakkında sonradan yürürlüğe giren ve lehe hükümler içeren 6362 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Sanık hakkında netice ceza belirlendikten sonra, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi gereği kazanılmış hakları gözetilerek, cezasının 3 yıl hapis ve 15.000,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken sonuç ceza olarak 3 yıl hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından, temel cezanın belirlenirken adli para cezasının önce 6362 sayılı Kanun'un 107/1. maddesinde düzenlenen alt ve üst sınırlara uygun olarak belirlenip daha sonra aynı fıkranın son cümlesi uyarınca elde edilen menfaat miktarına artırılması gerekirken doğrudan elde edilen menfaat miktarında adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi ise sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 13.06.2024 tarihinde karar verildi.