KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/3705 E., 2025/455 K.
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/1162 E., 2023/1591 K
- Suç
- 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin reddi
Karar Detayı
359 kelime·2 dk okuma
Sanığın askeri eşyayı özel menfaati için kullanmak suçu nedeniyle meydana gelen kamu zararının takibi bakımından suçtan zarar gören Milli Savunma Bakanlığının verilen kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu ayrıca sanık hakkında Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 21.03.2011 tarihli ve 2011/79 Esas, 2011/54 Karar sayılı mahkûmiyet kararının Askeri Yargıtay tarafından temyizen incelendiği ve bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda verilen karara ilişkin kanun yolunun temyiz olması gerektiği göz önüne alındığında.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin 07.03.2024 tarihli ve 2024/764 Esas, 2024/887 Karar sayılı kararının hukuki değerden yoksun dolayısıyla temyiz isteminin İstanbul Anadolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2023 tarihli ve 2023/1162 Esas, 2023/1591 Karar sayılı kararına yönelik olduğu belirlenmiştir.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile denetim süresi içinde kasıtlı suçun işlendiği tarih arasında zamanaşımının durduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü,
5237 sayılı Kanun'un 67/2-d bendi gereği zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık hakkında mahkûmiyet kararının verildiği 21.03.2011 tarihinden hüküm tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.