KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/4571 E., 2025/7735 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/19 E., 2024/34 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, eşyanın müsaderesi
- Temyiz edenler
- Katılan ... İdaresi vekili, sanık
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Müsadere talebi olmayan nakil aracı hakkında mahkemece temyize konu bir karar verilmediği anlaşıldığından katılan ... İdaresi vekilinin nakil aracıyla ilgili temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.
Arama işleminin "gizlenmiş bir şeyi bulmaya çalışma ve araştırma" anlamına geldiği, kolluk görevlileri tarafından durumundan şüphelenilen sanığa müdahale edilerek elindeki poşet açtırılmak suretiyle poşet içinde 48 karton muhtelif markalarda bandrolsüz ve kaçak sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, dava konusu sigaraların kolluk görevlilerince poşette yapılan ve arama işlemi olarak değerlendirilen incelemenin ardından ele geçirildiği cihetle.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.01.2022 tarihli ve 2019/19-569 Esas, 2022/10 Karar sayılı karar içeriği doğrultusunda, somut olayda sanık ve kaçak eşya konusunda Mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, somut olayda yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu, usulsüz arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu,
bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 206/2-a, 217/2 ve 230/1. maddelerine göre hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, sanığın atılı suça ilişkin inkarı karşısında sanığın mahkûmiyetini gerektirir nitelikte dosyada başkaca delil de bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın atılı kaçakçılık suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/4571, K. 2025/7735, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama