KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/483 E., 2024/7025 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/1399 E., 2023/485 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Beraat, mahkûmiyet, müsadere, nakil araçlarının iadesi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
626 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz istemi, sanıklar ..., ... ve ... hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, nakil araçları hakkında müsadere kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık ... müdafiin temyiz istemi, şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihi 26.08.2015 olan asıl dava dosyasında, ... Kargo adlı firma tarafından kullanılan ve sürücüsünün sanık ... olduğu... ve...plaka sayılı çekici/yarı römorkta, göndericisinin sanık ...'nın yetkilisi olduğu ......Ltd. Şti'., alıcısının ise temyiz dışı sanık ...'un yetkilisi olduğu ... Gıda adlı firmanın olduğu 32 adet koli içerisinde 864 kg. Mahmood Tea marka gümrük kaçağı çay ele geçirildiği, kargoyu teslim alan kişinin ise ...
Kargo Van şubesi müdürü sanık ... olduğu; suç tarihi 16.09.2015 olan birleşen dava dosyasında ise, UPS kargo adlı firmaya ait araçta, göndericisinin sanık ...'nın yetkilisi olduğu ......Ltd. Şti'nin olduğu toplam 30 koli içerisinde 540 kg.
Mahmood Tea marka gümrük kaçağı çay ele geçirildiği, bahse konu kargo kolisini teslim eden kişinin ise sanık ... olarak tespit edildiği anlaşılmakla sanıkların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davaları açılmıştır.
Ele geçen gümrük kaçağı çaylar hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakalarının dosya arasına alındığı ve çayların gümrüklenmiş değerinin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre " hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Sanık ... savunmasında, ele geçen çayların kendisine ait olduğunu, ......Ltd. Şti. adlı firmanın yetkilisi olduğunu, çayları yasal yollardan ithal ettiklerini beyan etmiştir.
Sanık ... ... savunmasında, adı geçen şahısları tanımadığını, hiç bir zaman UPS kargo ile bir gönderim yapmadığını beyan etmiştir.
Sanık ... savunmasında, faturalara istinaden gönderiyi kabul ettiğini ancak bu çayların kaçak olup olmadığını anlamasının mümkün olmadığını beyan etmiştir.
Sanık ..., kargo firmasında şoför olarak çalışmakta olup gönderiler hakkında bilgi sahibi olmadığını beyan etmiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteminin, yalnızca beraat hükümlerine ve nakil araçlarının müsaderesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin temyizine ilişkin olarak yalnızca bu yönlerden inceleme yapılmıştır.
A. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Verilen Beraat Kararları ve Nakil Araçlarının İadesi Kararları Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Suçta kullanılan 27 AAC 19 ve 76 DA 410 plaka sayılı nakil vasıtalarının iyiniyetli üçüncü kişiye ait oluşu dikkate alınarak 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre araçların iadesine ilişkin yerel mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Tüm dosya kapsamına göre sanığa ait olduğu anlaşılan ticarî miktar ve mahiyette çay ele geçirilmesi karşısında, atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/483, K. 2024/7025, 16 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama