İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2024/5086 Karar: 2024/11141 Tarih: 2024

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/5086 K.2024/11141

7. Ceza Dairesi 2024/5086 E. , 2024/11141 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/66 D.İş SUÇ : 5809 sayılı Kanun'a muhalefet Şüpheli hakkında, 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan yürütülen soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, şikâyetçi tarafından bu karara itira

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2024/5086 E. , 2024/11141 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/66 D.İş SUÇ : 5809 sayılı Kanun'a muhalefet Şüpheli hakkında, 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan yürütülen soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, şikâyetçi tarafından bu karara itira

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2024/5086 E. , 2024/11141 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/66 D.İş SUÇ : 5809 sayılı Kanun'a muhalefet Şüpheli hakkında, 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan yürütülen soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, şikâyetçi tarafından bu karara itiraz edildiği, Sivas 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 09.01.2024 tarihli ve 2024/66 D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.05.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/58371 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/58371 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alınarak yapılan değerlendirmede, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin dilekçesinde özetle, müştekinin üniversite eğitimi için gittiği Sivas ilinde okulun ilk yılı kısa bir süre daha sonradan FETÖ terör örgütüne bağlı olduğu tespit edilen yurtta kaldığını, mezun olduktan sonra 2017 yılında internet üzerinden KPSS'na müracaat edememesi üzerine araştırdığında 2013-2016 tarihleri arasında kullanılan 0545 470 88 18 numaralı telefon hattı nedeniyle müracaat edemediğini öğrendiği, Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/273 esas sayılı dosyasına tanık olarak çağrıldığında ise adına çıkarılan telefon hattının o dosyanın sanığı olan ve FETÖ terör örgütü üyeliğinden yargılanan, aynı zamanda önceden kaldığı yurdun müdürü olan şüphelinin kullandığını öğrendiğini, şüphelinin o dönemde yurt müdürü olması nedeniyle kimlik bilgilerine rahatlıkla ulaşabileceğini ifade ederek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının 03/01/2024 tarihli kararı ile söz konusu hattın şüpheli tarafından kullanıldığı kabul edilse dahi hattı kullanmak şeklindeki eylem ile hattın çıkarılması eyleminin farklı eylemler olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 12/10/2017 tarihli bilirkişi raporu ile telefon hattına ait abone sözleşmesindeki imzanın müştekiye ait olmadığının tespit edilmesi ve Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/273 esas sayılı dosyasında yer alan 17/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda ise telefon hattının şüpheli tarafından kullanıldığı sonucuna varılması karşısında, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63/10 maddesinde yaptırıma bağlanan, ve aynı Kanun'un 56. maddesinin 4 fıkrasında yer alan "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasında yer alan "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" şeklindeki düzenlemeler uyarınca şüpheliye yüklenen eylemin 5809 sayılı Kanun’a muhalefet suçunu oluşturacağı nazara alındığında, mevcut delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu ve bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Sivas 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 09.01.2024 tarihli ve 2024/66 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla