KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/5531 E., 2024/9825 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/1222 E., 2024/566 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
562 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz sebepleri; sanığın suç işlemediğine ve suç işleme kastı bulunmadığına, sanıktan ele geçen altınların kullanılmış olduğuna, sanığın iç savaştan kaçarak geldiğine ve zorunluluk halinin mevcut olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın beraati ve altınların iadesi gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; 26.11.2012 tarihinde Suriye'den ülkemize giriş yapmak üzere Öncüpınar gümrük sahasına gelen sanığın pasaport giriş işlemlerine müteakip üzerinde ticari mahiyete yasak ve kaçak nevinde eşya olmadığı beyanı üzerine gümrük muhafaza memuru tarafından yapılan üst aramasında 1.167,16 gram hurda altın ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında, eşinin Suriye'de sarraflık yaptığını, iş yeri saldırıya uğradığından altınları alarak sınır kapısına geldiğini, altınların kaçak olmadığını beyan etmiştir.
07.12.2012 tarihli keşif sırasında dinlenen bilirkişi tarafından suça konu eşyanın 21 ayar hurda altın olduğu ve Halep'te üretildiği beyan edilmiştir.
Dosyada bulunan kaçak eşyaya mahsus tespit varakasına göre ele geçen eşya için gümrüklenmiş değer 104.672,00 TL olarak tespit edilmiştir.
Olay tespit tutanağı, sanık savunması, bilirkişi beyanı, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı tarihte yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü" fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'da eşyanın değerinin fahiş olması nedeniyle artırım öngörülmediği, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasında ise eşyanın değerinin fahiş olması halinde cezada artırım öngörüldüğü ve ele geçen eşyanın Dairemiz uygulamalarına göre fahiş değer aralığında olduğu ve etkin pişmanlık ödemesi yapılmaması nedeniyle suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun hükümlerinin sanık lehine olduğu cihetle,
suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci ve yirmiüçüncü fıkraları somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle lehe Kanun'un belirlenmesi gerektiği gözetilmeden sanık hakkında 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun uyarınca uygulama yapılarak sanığın neticeten bozma öncesi hükmedilen ceza ile mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de; Dairemizin 08.05.2023 tarihli ve 2020/194 Esas, 2023/4351 Karar sayılı ilâmıyla bozulmasına karar verilen mahkemenin 30.04.2019 tarihli mahkûmiyet hükmünün yalnızca sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu'nun 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca cezada kazanılmış hakkı gözetilerek sanığın cezasının erteli 10 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sanığın sonuç ceza olarak erteli 10 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/5531, K. 2024/9825, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama