Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2024/5707 E. , 2025/1026 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/24 E., 2023/625 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2024/5707 E. , 2025/1026 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/24 E., 2023/625 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 05.11.2020 tarihli ve 2019/14042 Esas, 2020/13943 Karar sayılı ilâmıyla hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. ve 62. maddeleri ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) ilgili hükümlerinin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu ve diğer nedenlerden dolayı hükmün bozulmasına karar verilmesi nedeniyle yapılan yargılamanın uyarlama yargılaması vasfında olmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyaların miktar ve mahiyeti ile kaçak eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Bozma sonrası sanığa yazılan talimat evrakı ekinde ''Sanık hakkında savunmasının alınmasından sonra kurum zararı ve vergiler toplamı olan 17.032,36-TL'yi ödemesi halinde hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulanacağı aksi takdirde bu hükmün uygulanamayacağı ...'' şeklinde ihtarın yer aldığı ve bu haliyle usulüne uygun şekilde yapılmış etkin pişmanlık ihtaratından bahsedilemeyeceği cihetle, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı ... geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerekirken usulüne uygun etkin pişmanlık ihtarı yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, 2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ile 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 14.09.2013, iddianame düzenleme tarihinin 18.09.2013 olduğu, Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi sorgulamasında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/84194 Esasına kayıtlı Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2021/74 Esas ve 2024/418 Karar sayılı dosyasında suç tarihlerinin 18.07.2013 ve 25.08.2013, iddianame düzenleme tarihlerinin ise 30.10.2013 ve 25.09.2013 olduğu, Bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerini 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3.Sanığa verilen gün adlî para cezasının paraya çevrilmesi sırasında adlî para cezasının bir gün karşılığı belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi yerine 52. maddesinin yazılması, 4.Sanık hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesi üzerine 5237 sayılı Kanun'un 51/8. maddesinin ihtaratına karar verildiği halde uygulama maddesinin gösterilmemesi, 5.14.09.2013 tarihinde sanığın kendisine ait olduğunu beyan ettiği ... plakalı araçta yapılan aramada 40 adet 60 litrelik plastik bidonda toplam 2.400 litre kaçak akaryakıt ele geçirilen olayda, dava konusu kaçak eşyanın taşıma aracının yüküne göre miktar ve hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturması ve kaçak eşyanın değeri ile nakil vasıtasının değeri göz önüne alındığında müsaderenin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı gibi hakkaniyete de aykırılık oluşturmayacağı gözetilmeden suça konu nakil aracının müsaderesi yerine iadesine karar verilmesi, 6.Dava konusu kaçak akaryakıtın tasfiye edilmesi halinde tasfiye bedelinin Hazineye irat kaydına, tasfiye edilmemişse 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 21.01.2025 tarihinde karar verildi.