KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/6064 E., 2024/10305 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İstanbul 1. Fikrî ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/78 E., 2024/156 K.
- Suç
- 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, her ne kadar sanık müdafii 10.06.2024 tarihinde tebliğ edilen hükmü 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310. maddesinde öngörülen bir haftalık süreden sonra 20.06.2024 tarihinde temyiz etmiş ise de Mahkeme tarafından temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilerek yanıltıldığı ve bu yanıltmadan yararlanacağı kabul edildiğinden temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz isteği; uzlaştırma işleminin usulüne uygun yapılmadığına, denetim süresi öngörülmesi nedeniyle sanığın bozmaya diyecekleri sorulması zorunlu iken bunun yapılmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına ve sair nedenlere ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, katılan vekilinin şikâyeti üzerine, arama kararına istinaden sanığın "Serhat Bijuteri" isimli iş yerinde yapılan aramada giriş katında kiriş standında askılarda satışa arzedilmiş halde katılanların markalarını havi çok sayıda ve çeşitli niteliklerde bileklik ile iş yerinin birinci katında rafta yine çok sayıda saç tacı ele geçirilmiş ve sanık hakkında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında; çalışanlarının, iş yerine gelen seyyar satıcılardan aldıklarını, markalı ürünler olduklarını bilemediklerini beyan etmiştir.
Sanığın iş yerinde ele geçirilen ürünler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda, sanığın iş yerinde ele geçen ürünlerin orjinal olmadıkları, düşük kaliteli sahte ürünler oldukları, katılanlara ait markaların iktibas yapılmak suretiyle aynen kullanılarak marka haklarına tecavüz edildiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre, sanığın iş yerinde katılanın markasını taşıyan taklit ürünler ele geçirilmesi karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/6064, K. 2024/10305, 25 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama