KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/6197 E., 2024/9836 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/1579 E., 2022/783 K.
- Suçlar
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Sanık ... hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ...'ın temyiz isteği, kararın hukuka aykırı olduğuna, re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde saat 12.00 sıralarında kolluk görevlileri tarafından yürütülen ekip faaliyeti esnasında, Kamyon-Tır Garajı No:74-76 adresinde faaliyet gösteren, işletmeciliğini temyiz inceleme dışı sanık ...'ın yaptığı ".... Oto Yıkama Yağlama" isimli iş yerinin önünde park halinde bulunan yolcu otobüsünün görülmesi üzerine, .... plakalı yolcu otobüsünün yanına gidildiği, otobüsün yanında bulunan otobüs şoförü temyiz incelemesine konu sanık ... ile iş yeri sahibi sanık ...'ın, otobüsün akaryakıt deposunun yanında durdukları
ve akaryakıt deposundan, akü ile çalışan elektrikli küçük santrifüj marifeti ile motorin çektikleri ve bu motorini iş yerinde bulunan 3 adet metal varile doldurduklarının tespit edildiği, aracın akaryakıt tankında ve iş yerinde yapılan fiziki kontrolde, aracın akaryakıt tankında 600 litre, yine otobüsten motorin boşaltılan 1 adet metal varilde 200 litre, ayrıca yine işyerinde bulunan 2 adet metal varilde 400 litre motorin ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında bulunan ulusal marker tespit tutanağına göre, suça konu akaryakıtın cinsinin motorin, ulusal marker kontrol sonucunun ise geçersiz olduğu tespit edilmiştir.
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanıklar atılı suçlamayı kabul etmemişlerdir.
Etkin pişmanlık ihtaratı yapılan sanığın ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak olunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık ...'ın aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Suç tarihi itibarıyla sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası kapsamında kaldığı, suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi yollaması ile aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları kapsamında bulunduğu,
suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası kapsamında pek hafif değerde olması nedeniyle sanığın sonradan yürürlüğe giren ve lehe olan 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi yollaması ile aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları uyarınca cezalandırılması gerekirken,
yazılı şekilde 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ve 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası tatbik edilerek karma uygulama yapılması,
2.Katılan Gümrük İdaresi lehine hükmolunan vekâlet ücretinin sanıklardan eşit olarak alınacağının hükümde belirtilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/6197, K. 2024/9836, 18 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama