KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/6892 E., 2025/392 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/1921 E., 2024/228 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Sanıklar hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil
Karar Metni
930 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
araçlarının müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; suça konu eşyanın fahiş değerde olması nedeniyle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3/23 maddesi gereği yarı oranda artırım yapılırken “artırım” yerine “indirim”yazılmak suretiyle hükümde karışıklığa neden olunmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, bu nedenle düzeltilerek esastan ret kararı verilmesi gerekirken yazılı şeklinde hüküm tesisine ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçun kanuni unsurlarının oluşmadığına, ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılmasına, cezada artırım yapılmasının hatalı olduğuna, tüm dosya kapsamına göre beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
3.Sanık ...'ın temyiz isteği; eşyanın fahiş değerde olması nedeniyle 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesi gereği yarı oranda artırım yapılırken “artırım” yerine “indirim”yazılmak suretiyle hükümde karışıklığa neden olunmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, bu nedenle düzeltilerek esastan ret kararı verilmesi gerekirken yazılı şeklinde hüküm tesisine ilişkindir.
4.Sanık ...'ın temyiz isteği; nakil aracında şoförlük yaptığına, sigaralardan haberi bulunmadığına, ticari amaçlı olarak sigaraları herhangi bir şekilde satmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
II.OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde tarihinde saat 02:00 sıralarında, önleme araması kararı ile Cumhuriyet savcısının arama kararına istinaden, sanık ...'ın sürücüsü olduğu, yanında sanık ...'’ın yolcu olarak bulunduğu, sanık ... adına kayıtlı çekiciye bağlı tankerde yapılan aramada, tankerdeki gizli bölme içerisinde toplam 7.935 karton bandrolsüz ve kaçak sigara ele geçirilmiştir.
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık ... aşamalardaki savunmalarında; şoförlük yaptığını, nakil aracını sanık ...’den sözlü olarak kiraladığını, gizli bölmeyi kendisinin yaptırmadığını, suça konu sigaraları satacağını, sanık ...’nün sigaralardan haberi bulunmadığını beyan ederek, atılı kaçakçılık suçunu ikrar ettiği, daha sonra İlk Derece Mahkemesine sunduğu dilekçede; suça konu sigarların ücret karşılığı naklinde şoförlük yapmak üzere açık adresini bilmediği ... ve tanık olarak dinlenen A. I ile anlaştığını, aracın yanında bulunan sanık ... ile birlikte yola çıktıklarını sanık ...'nin kendilerini karşılacağını öğrendiğini, sanık ...'nün nakil aracının ve sigaraların ortağı olduğunu sanık ...'den öğrendiğini beyan ettiği belirlenmiştir.
Sanık ... aşamalardaki savunmalarında; yol parası bulunmadığından şoför arkadaşı aracılığıyla tanıştığı sanık ...’ın aracına Antalya’ya gitmek amacıyla bindiğini, suça konu sigaralardan haberi bulunmadığını beyan ederek, atılı kaçakçılık suçunu inkar ettiği belirlenmiştir.
Sanık ... aşamalardaki savunmalarında; nakil aracının kendisine ait olduğunu, nakil aracını sözlü kira sözleşmesi ile sanık ...’a kiraladığını, suça konu sigaralarla bir ilgisinin bulunmadığını beyan ederek, atılı kaçakçılık suçunu inkar ettiği belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından 13.09.2016 tarihinde, atılı kaçakçılık suçunun sabit olduğu kabul edilerek sanıkların ayrı ayrı mahkûmiyetlerine, kaçak sigaraların müsaderesine, suçta kullanılan çekici nakil aracın iadesine, römorkun müsaderesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan 13.09.2016 tarihli hükme yönelik katılan ... İdaresi vekili ile sanık ... müdafinin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılmaksızın yapılan yargılamada; sanık ...'ın sunduğu 18.08.2017 tarihli dilekçesi okunup ayrıntılı beyanının alınması, dilekçede ismi geçen kişilerin açık kimlik ve adreslerinin açıklattırılması ve etkin
pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma üzerine yapılan yargılamada, ele geçen kaçak sigaraların ticari miktar ve mahiyette olduğu, sanık ...'ın 18.08.2017 tarihli dilekçesinde samimi beyanda bulunduğu ve sanıklar ... ve ...'nin savunmalarını çürüttüğü, bununla birlikte dosya kapsamından nakil aracının sanık ...'ye ait olduğu, yakalama anında sanık ...'in araçta bulunduğu kabul edilerek, kolluk araştırması, tanıklar A. I. ve İ. Ç.nin beyanlarına ve dosya kapsamına göre; sanıkların savunmalarına itibar edilmemiş ve suçun sübuta erdiği sabit görülerek sanıkların mahkûmiyetine, suça konu kaçak eşyanın ve nakil araçlarının müsaderesine karar verildiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ... müdafi, sanıklar ... ve ...'ın istinaf başvurusu üzerine, duruşma açılmaksızın yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 09.02.2024 tarihinde istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği anlaşılmıştır.
III.GEREKÇE
1.Suç tarihinde Sanık ...'ın sürücüsü olduğu, yanında sanık ...'ın yolcu olarak bulunduğu, sanık ... adına kayıtlı çekiciye bağlı tankerde yapılan aramada, tankerdeki gizli bölme içerisinde toplam 7.935 karton bandrolsüz ve kaçak sigaranın ele geçirildiği olayda, sanık ...'ın aşamalardaki savunmasında; yol parası bulunmadığından şoför arkadaşı aracılığıyla tanıştığı sanık ...’ın aracına Antalya’ya gitmek amacıyla bindiğini, suça konu sigaralardan haberi bulunmadığını beyan ederek suçlamayı kabul etmediği,
sanık ... ise aşamalarda, nakil aracının kendisine ait olduğunu, nakil aracını sözlü kira sözleşmesi ile sanık ...’a kiraladığını, suça konu sigaralarla bir ilgisinin bulunmadığını beyan ederek suçlamayı kabul etmediğinin anlaşılması karşısında; sanıklar ..., ... ve ...’nin suç tarihinde fiilen kullandığı mobil telefon hatlarına ait suç tarihi ve 5 gün öncesine ilişkin “sinyal bilgileri ile HTS kayıtlarının” getirtilerek, sanıkların görüşme yapıp yapmadığının tespiti ile sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin fahiş olması nedeniyle sanıklar hakkında tayin olunan cezaların 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesi uyarınca yarı oranında artırılması sırasında, "artırım" ibaresi yerine "indirim" ibaresi yazılması suretiyle yazılı şekilde hükümde karışıklığa yol açılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafi, sanık ... ve sanık ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 09.02.2024 tarihli ve 2023/1921 Esas, 2024/228 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/6892, K. 2025/392, 8 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama