KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/7160 E., 2024/11412 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/569 D. iş
- Mahkemesi
- Tercan Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/208 E., 2019/14 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- İnceleme konusu kararlar
- 1. Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin itirazın reddine dair 02.12.2021 tarihli ve 2021/569 değişik iş sayılı kararı
Karar Metni
1.467 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
2. Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2021 tarihli ve 2018/208 Esas, 2019/14 Karar sayılı ek kararı ile 21.04.2020 tarihli kararın aynen infazına ve infazın kaldığı yerden devamına
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN
Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
İlgili kararların kanun yararına bozulması
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan sanık ...'un anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci, beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Tercan Asliye
Ceza Mahkemesinin 30.01.2019 tarihli ve 2018/208 Esas, 2019/14 Karar sayılı kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesini müteakip, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7242 sayılı Kanun) ile değişik 5607 sayılı Kanun uyarınca uyarlama yapılması talebi üzerine aynı Mahkemenin 21.04.2020 tarihli ve 2018/208 Esas, 2019/14 Karar sayılı ek kararı ile infazın durdurulmasına karar verildiği,
ardından Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2021 tarihli ve 2018/208 Esas, 2019/14 Karar sayılı ek kararı ile dava konusu eşyanın değerinin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uyarınca hafif ya da pek hafif olmadığı gerekçesiyle sanık lehine uyarlama yapılamayacağından bahisle Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2019 tarihli kararının aynen infazına ve infazının kaldığı yerden devamına hükmedildiği ve bu karara yapılan itiraz üzerine Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.12.2021 tarihli kararıyla itirazın süreden reddine karar verilmek suretiyle usulüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.04.2023 tarihli ve 17.09.2024 tarihli evrakları ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/45297 sayılı ve 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/101638 sayılı Tebliğnameleri ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/45297 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“ Somut olayda, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin olduğu, hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3.maddesinin 22. fıkrasına eklenen düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 1. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinde "(Ek: 18/6/2014-6545/89 md.)Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların konusunu oluşturan eşyanın değerinin fahiş olması hâlinde, verilecek cezalar yarısından bir katına kadar artırılır. (Ek cümle:14/4/2020-7242/61 md.) Eşyanın değerinin hafif olması hâlinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması hâlinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklinde yer alan düzenleme ile Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 13/03/2019 tarihli ve 2018/12570 esas, 2019/27774 karar sayılı ilamında yer verilen "...Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değeri suç tarihindeki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücüne nazaran pek hafif olduğu halde, mahkemece sanık hakkında 4926
sayılı Yasanın 4/2. maddesi uyarınca arttırım yapılması,.." şeklinde açıklamalar nazara alındığında, suça konu eşyanın değerinin gümrüklenmiş değer olarak kabulünün gerekeceği ve kemt varakasında kaçakçılığa konu 670 paket sigara için belirlenen 3.030,43 Türk lirası gümrüklenmiş değerin de suç tarihi itibariyle pek hafif olduğu gözetilmeden, yapılan uyarlama yargılamasında 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesi uygulanmak suretiyle sanık hakkında tayin olunan cezadan indirim yapılması gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 13.02.2024 tarihli ve 2023/11434 Esas, 2024/1356 Karar sayılı tevdi kararı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/101638 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"1-5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinde" (Ek: 18/6/2014-6545/89 md.)Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların konusunu oluşturan eşyanın değerinin fahiş olması hâlinde, verilecek cezalar yarısından bir katına kadar artırılır.
(Ek cümle:14/4/2020-7242/61 md.) Eşyanın değerinin hafif olması hâlinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması hâlinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklinde yer alan düzenleme ile Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 13/03/2019 tarihli ve 2018/12570 esas, 2019/27774 karar sayılı ilamında yer verilen "...Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değeri suç tarihindeki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücüne nazaran pek hafif olduğu halde, mahkemece sanık hakkında 4926 sayılı Yasanın 4/2. maddesi uyarınca arttırım yapılması,.." şeklinde açıklamalar nazara alındığında,
suça konu eşyanın değerinin gümrüklenmiş değer olarak kabulünün gerekeceği ve kemt varakasında kaçakçılığa konu 670 paket sigara için belirlenen 3.030,43 Türk lirası gümrüklenmiş değerin de suç tarihi itibariyle pek hafif olduğu gözetilmeden, yapılan uyarlama yargılamasında 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesi uygulanmak suretiyle sanık hakkında tayin olunan cezadan indirim yapılması gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
2-Dosya kapsamına göre, Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 30/01/2019 tarihli kararının kesinleşmesini müteakip, Tercan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından uyarlama talebinde bulunulması üzerine, anılan Mahkemenin 21/04/2020 tarihli ve 2018/208 esas, 2019/14 sayılı ek kararı ile, Mahkemenin 30/01/2019 tarihli ve 2018/208 esas, 2019/14 sayılı kararının infazının durdurulmasına karar verilmesini müteakip, sanık lehine uyarlama yapılamayacağı gerekçesiyle yine anılan Mahkemenin 01/10/2021 tarihli ve 2018/208 esas, 2019/14 sayılı ek kararı ile,
21/04/2020 tarihli ek kararın aynen infazına karar verildiği ve belirtilen karara karşı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından itiraz edilmesi üzerine mercii Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/12/2021 tarihli ve 2021/569 değişik iş sayılı kararı ile, itirazın süre yönünden usulden reddine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, Mahkemesince infazın durdurulmasına ilişkin ek kararın aynen infazına karar verilerek uyarlama yargılamasına konu esasla ilgili bir karar verilmediğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir."şeklindeki gerekçelere dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 Tarihli ve KYB-2023/45297 Sayılı Kanun Yararına Bozma İstemine Yönelik Yapılan İncelemede;
Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2021 tarihli ve 2018/208 Esas, 2019/14 Karar sayılı ek kararı ile sanık lehine uyarlama yapılamayacağından bahisle Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2019 tarihli kararının aynen infazına ve infazın kaldığı yerden devamına hükmedildiği, Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/569 Değişik iş sayılı kararı ile itirazın usulden reddedildiği, uyarlama yargılamasına konu esasla ilgili bir karar verilmediği; itirazın reddine ilişkin kararda herhangi bir Kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 Tarihli ve KYB-2024/101638 Sayılı Kanun Yararına Bozma İstemine Yönelik Yapılan İncelemede;
Sanığın, yargılama konusu eylemi için suç tarihinden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin eklendiği ve 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrasının “yirmi üçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği belirlenmiştir.
2. Dosya kapsamına göre, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin 3.030,43 TL olduğu, bu nedenle suç tarihi olan 04.08.2018 tarihi itibarıyla 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası gereğince eşyanın değerinin pek hafif kapsamda kaldığı anlaşılmıştır.
3. Buna göre, sanık hakkındaki istinaf edilmeksizin kesinleşen Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2019 tarihli mahkûmiyet kararının yeniden ele alınarak uyarlama yargılaması yapılması suretiyle suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra,
aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereği uygulama yapılması ve ardından kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif olması nedeniyle cezada 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası gereği indirim uygulanması gerekirken, Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2021 tarihli ve 2018/208 Esas, 2019/14 Karar sayılı ek kararı ile "dava konusu eşyanın değerinin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uyarınca hafif ya da pek hafif olmadığı gerekçesiyle sanık lehine uyarlama yapılamayacağından bahisle Mahkemenin 30.01.2019 tarihli ve 2018/208 Esas,
2019/14 Karar sayılı kararının aynen infazına" karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 Tarihli ve KYB-2023/45297 Sayılı Kanun Yararına Bozma İstemine Yönelik Yapılan İncelemede; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 Tarihli ve KYB-2024/101638 Sayılı Kanun Yararına Bozma İstemine Yönelik Yapılan İncelemede; 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/101638 sayılı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2021 tarihli ve 2018/208 Esas, 2019/14 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/7160, K. 2024/11412, 10 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama