İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2024/7415 Karar: 2025/77 Tarih: 2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/7415 K.2025/77

7. Ceza Dairesi 2024/7415 E. , 2025/77 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/74 E., 2019/389 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2019 tarihli ve 2019/74 Es

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2024/7415 E. , 2025/77 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/74 E., 2019/389 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2019 tarihli ve 2019/74 Es

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2024/7415 E. , 2025/77 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/74 E., 2019/389 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2019 tarihli ve 2019/74 Esas, 2019/389 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yoklama kaçağı suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 23.12.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.10.2024 tarihli ve 94660652-105-19-18528-2020-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KYB - 2024/108140 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KYB - 2024/108140 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; Sanığa yüklenen bakaya kalma suçunun oluşabilmesi için suç tarihinde yürürlükte bulunan Mülga 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun 89/4. maddesinin (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde yer alan kabahatlerin herhangi birinden dolayı kesinleşmiş bir idarî para cezasının bulunması gerektiği nazara alındığında, Somut olayda, sanık hakkında yoklama kaçağı olmak kabahatinden dolayı uygulanan Sungurlu Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulu Bürosunun 25/08/2015 tarihli ve 3712 esas, 80 sayılı idarî para cezası kararının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine göre öncelikle bilinen son adresine tebliğe çıkartılması, ancak bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligatın yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek tebligatın bu adrese yapılması gerekirken, doğrudan mernis adresine çıkartılan tebligatın 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre 12/10/2015 tarihinde tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında, idarî yaptırım kararının tebliğ işleminin usulüne uygun olmadığı ve dolayısıyla sanık hakkında usulüne uygun şekilde kesinleşmiş bir idarî yaptırım kararının bulunmadığı gözetilmeden, sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde, Kabule göre de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/1. maddesinde, "Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır." hükmünün yer alması karşısında, somut olayda sanığa atılı suçun 12/10/2015 tarihinde işlendiği, tekerrüre esas alınan Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin 12/07/2018 tarihli ve 2017/280 esas, 2018/562 sayılı kararının ise suç tarihinden sonra 06/09/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, anılan ilamın tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın adli sicil kaydında sırf askeri suça ilişkin başka tekerrüre esas mahkumiyeti de bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozmaya konu ihbarname içeriğinde isnat edilen suçun "yoklama kaçağı" yerine "bakaya kalmak" olarak yazılması maddi yazım hatası olarak değerlendirilmiştir. Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki asıl talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2019 tarihli ve 2019/74 Esas, 2019/389 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden ve yüklenen suçların unsurları itibarıyla oluşmadıkları anlaşıldığından; sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca BERAATİNE, 4. Bozma nedenine göre kanun yararına bozma ihbarnamesinde yer alan "kabule göre" başlıklı diğer istem yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.01.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla