İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Ceza Dairesi

YARGITAY · 7. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/796 K.2024/5234

Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 12.12.2019 tarihli ve 2019/1479 Esas, 2019/38761 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.01.2024 tarihli ve KD - 2024/4575 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

Esas2024/796Karar2024/5234Tarih15 Mayıs 2024Okuma5 dk · 1.022 kelime

KÜNYE

7. Ceza Dairesi 2024/796 E., 2024/5234 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Mayıs 2024
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2018/267 E., 2018/406 K.
Suç
4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
Hüküm
Mahkûmiyet
İtirazname görüşü
Bozma
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.022 kelime·5 dk okuma·4 bölüm

Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 12.12.2019 tarihli ve 2019/1479 Esas, 2019/38761 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.01.2024 tarihli ve KD - 2024/4575 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.09.2018 tarihli ve 2018/267 Esas, 2018/406 Karar sayılı kararıyla sanık ... hakkında 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 4/a-2 ve 5/2. maddeleri gereği 2.241.120 TL adlî para cezası ve aynı Kanun'un 5/1. maddesi gereği 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. İTİRAZ SEBEPLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu; ''...2-)Mahkemece, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.12.2017 tarih ve 2016/7-114 esas, 2017/544

karar sayılı bozma ilamına uyulmasına 09.07.2018 tarihli duruşmada karar verildiği halde, bozma ilamında belirtilen bozma gereklerinin yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, 3-)Tüm dosya kapsamında, mahkemece resen tespit edilen bilirkişilerin raporlarında da ayrıntısı açıklandığı gibi sanıkların Antalya limanında sahibi oldukları transit rejimine tabi akaryakıt deposundan iç piyasaya akaryakıt naklederken yakalandıklarına dair bir tespit mevcut değildir.

Kaçakçılığın vücut bulduğuna dair hesaplamalar, sanıkların şirketleri adına çeşitli ülkelerde mukim şirketlerce kesilmiş faturaların, sanıkların sahibi oldukları şirketlerin kestikleri çıktı ve beyan faturaları ile karşılaştırılması suretiyle aradaki farkın iç piyasaya kaçak akaryakıt olarak verildiği kabulünden hareketle yapılmıştır.

Halbuki bu fark çok çeşitli nedenlerden kaynaklanabileceği gibi, bu farkın bir kısmının iç piyasaya kaçak olarak verildiği kabul edilse dahi ne kadarlık bir kısmının kaçak olarak iç piyasaya verildiğini tespit etmek bu usulle mümkün değildir. Kaçak akaryakıt miktarı tam olarak tespit edilemeyince gümrüklenmiş değerinin de hesaplanması mümkün olamaz.

Atılı suçta mahkumiyet hükümleri yakalanan kaçak akaryakıt ile bu akaryakıtın sahibi arasında kurulan illiyet bağı, kaçak akaryakıta dair bilirkişi incelemeleri, tespit edilen miktara bağlı gümrüklenmiş değer üzerinden kurulabilmektedir. Yani görüldüğü gibi kaçak akaryakıt suçun subutunda esas öneme haiz unsurdur. Temyize konu dosyamızda ele geçmiş kaçak akaryakıt yoktur.

Kaçak akaryakıt olmayınca sanıkların akaryakıt kaçakçılığı yaptığına dair bir şekilde kanaat oluşsa dahi özellikle 4926 sayılı yasanın yakalanan kaçak akaryakıt miktarı ile orantılı cezalandırmayı içeren uygulama maddeleri ile cezalandırmaya dair tüm hesaplamalar farazi kalmaktadır. Ayrıca sanıkların işlettikleri petrol istasyonlarında da ulusal marker ölçeğine aykırı akaryakıt dahi yakalanamamıştır.

Bunun dışında sanıkların işlettikleri akaryakıt istasyonlarında mevcut fatura karşılaştırmaları dahi yapılmamış, kaçak petrol girişi bulunduğuna dair bir tespitte de bulunulmamıştır. Bu suç tipinde sanıkların “biz akaryakıt kaçakçılığı yapıyoruz” demesi yani ikrarı dahi 4926 sayılı yasanın öngördüğü kaçak akaryakıt miktarına bağlı orantılı cezalandırma öngören maddeleri dikkate alındığında yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurmak için hukuken ve teknik olarak mümkün değildir.

Tüm bu hususlar gerekçeli kararda gösterilip tartışılmaksızın faturalar üzerinden farazi kabullerle yapılan inceleme sonucu neden kaynaklandığı da tam olarak ispatlanamayan farkların akaryakıt kaçakçılığı suçu olarak kabul edilerek mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırılık oluşturmaktadır.

4-) Yüksek Yargıtay 7. Ceza Dairesi 29/03/2007 tarih ve 2007/2188, 10/03/2009 tarih ve 2009/2876, 22/02/2010 tarih ve 2010/2589, 07/06/2011 tarih ve 2011/7987, 12/03/2012 tarih ve 2012/5392 karar sayılı yerleşik içtihatlarında "Teşekkül: Kaçakçılık ile iştigal etmek amacıyla iki veya daha fazla kimsenin önceden anlaşarak birleşmelerini" ifade eder şeklinde tanımlamış olup, buna göre anılan yasanın 5/1-2 madde fıkralarında yaptırımı düzenlenen teşekkül halinde kaçakçılık suçunun olunabilmesi için eylemin iki veya daha fazla kişi tarafından gerçekleştirilmesinin yeterli olduğunun öngörülmesine karşın,

04.02.2003 gün ve 25014 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4800 sayılı Yasa ile Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanarak iç hukuk kuralı haline gelen Sınır Aşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi'nin 2/a madde fıkrasında;

''örgütlü suç grubu" doğrudan veya dolaylı olarak mali veya diğer bir maddi çıkar elde etmek amacıyla belli bir süreden beri var olan ve bu sözleşmede belirtilen bir veya daha fazla ağır suç veya yasadışı eylemi gerçekleştirmek amacıyla birlikte hareket eden üç veya daha fazla kişiden oluşan yapılanmış bir grup anlamına gelir şekilde düzenlenmiş ve 22.05.2004 gün ve 25469 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5170 sayılı Yasa ile Anayasa'nın 90. maddesine eklenen cümlede "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle

çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır'' hükmü öngörülmüştür. Teşekkül halinde kaçakçılık suçunun en az üç kişinin katılımı ile işlenebilir bir suç tipi olduğu kabul edilmiştir. Dosyada, üçten fazla sanık hakkında teşekkül halinde kaçakçılık isnadı ile kamu davası açılmış olup, yalnızca sanık hakkında teşekkül halinde kaçakçılık suçundan mahkumiyet hükmü tesis edilmiştir.

Düşme ve ortadan kaldırma kararları mahkumiyet hükmü olmadığı gibi beraat hükümlerinden dahi önce düşünülmek zorunda olan kararlardır. Bu kararlar beraat hükmünü dahi kaldıran kararlardır. Haklarında düşme ve ortadan kaldırma kararı verilen sanıkların atılı suça katılıp katılmadıkları, teşekkülü oluşturan sayısal veriye dahil eylemde bulunup bulunmadıkları esasa girilerek hukuken incelenememektedir.

Zira düşme ve ortadan kaldırma kararları sanıkların eylemlerinin lehe veya aleyhe tartışılmasına da engeldir. Bu anlamda haklarında beraat hükmü tesis edilmiş sanıklar hakkında kurulu beraat hükümleri dahi temyize konu ilamda hukuka uygun bir tespitle dava zamanaşımı gerçekleştiğinden bahisle Yüksek Daire tarafından ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.

Haklarında mahkemesince çeşitli nedenlerle düşme hükmü tesis edilen sanıklar hakkında da esasa girilebilse idi ve beraat hükmü kurulsa idi bir kişi ile teşekkül olmaz kuralından hareketle adı geçen sanık ... hakkında da teşekkül halinde kaçakçılık suçlamasından mahkumiyet hükmü kurulamayacak, bireysel kaçakçılık suçundan hüküm tesis edilecekti.

Diğer sanıkların eylemlerinin adı geçen sanık ...'in kusurundan kaynaklanmaksızın hukuken değerlendirilemiyor oluşu adı geçen sanık aleyhine yorumlanarak hakkında teşekkül halinde kaçakçılık suçundan mahkumiyet hükmü kurmak hukuken mümkün değildir.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 22/02/2010 tarih ve 2010/2589 karar sayılı ilamında da değinildiği gibi toplu kaçakçılık suçunu işledikleri de kabul edilemeyeceğinden eylemin münferit kaçakçılık olarak değerlendirilmesi ve dava zamanaşımının adı geçen sanık yönünden buna göre hesaplanması gerektiğinin düşünülmemesi..." gerekçesiyle verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

Sanık ...'in teşekkül halinde yurt dışından ..., ... ve ... gemileri ile çeşitli tarihlerde ithal ettiği kurşunsuz benzin, motorin ve benzini ... AŞ.'nin Antalya'da bulunan antreposuna boşaltarak gümrükte eksik beyanda bulunduğu kabul edilerek Dairemizce mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

IV. KARAR

1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE,

2.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 12.12.2019 tarihli ve 2019/1479 Esas, 2019/38761 Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

15.05.2024 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/796, K. 2024/5234, 15 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. İtiraz Sebepleri
  5. III. Gerekçe
  6. IV. Karar
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/796
Karar No
2024/5234
Tarih
15 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/797 K.2024/6538
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/798 K.2024/1400
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/798 K.2024/6035
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/799 K.2024/4065
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/799 K.2024/6371
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/800 K.2024/1498

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.