Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2025/1 E. , 2025/1133 K. "İçtihat Metni" BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ CEZA DAİRELERİ ARASINDAKİ KARAR UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE DAİR KARAR A- KARAR UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE DAİR BAŞVURU İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 11.09.2024 tarihli ve 2024/655 E., 2024/1844 K. sayılı ile aynı
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2025/1 E. , 2025/1133 K. "İçtihat Metni" BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ CEZA DAİRELERİ ARASINDAKİ KARAR UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE DAİR KARAR A- KARAR UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE DAİR BAŞVURU İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 11.09.2024 tarihli ve 2024/655 E., 2024/1844 K. sayılı ile aynı Mahkemenin 11.06.2024 tarihli ve 2024/315 E., 2024/1543 K. sayılı kararları, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 22.01.2024 tarihli ve 2023/2679 E.- 2024/212 K. sayılı ile aynı Mahkemenin 07.02.2024 tarihli ve 2023/3321 E., 2024/404 K. sayılı kararları, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 17.01.2024 tarihli ve 2023/3016 E., 2024/57 K. sayılı ile aynı Mahkemenin 17.01.2024 tarihli ve 2023/3091 E., 2024/62 K. sayılı ile aynı Mahkemenin 19.09.2024 tarihli ve 2024/2064 E., 2024/2696 K. sayılı ve 12.09.2024 tarihli ve 2024/2139 E., 2024/2584 K. sayılı kararları, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin 09.01.2024 tarihli ve 2023/2886 E., 2024/11 K. sayılı ve aynı Mahkemenin 12.12.2023 tarihli ve 2023/2554 E., 2023/3469 K. sayılı kesin nitelikteki kararları arasında; 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi uyarınca çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçundan verilen mahkûmiyet kararları kapsamında temel cezanın 20,00 TL (01.06.2024 sonrası 100,00 TL) üzerinden belirlenmesi halinde, sonuç adlî para cezasının infaz aşamasında ödenmemesi durumunda daha aleyhe sonuç doğurmayacağı ile temel cezanın 100,00 TL (01.06.2024 sonrası 500,00 TL) üzerinden belirlenmesi gerekip gerekmeyeceği hususunda çıkan uyuşmazlığın, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 11.09.2024 tarihli ve 2024/655 E., 2024/1844 K. sayılı ile aynı Mahkemenin 11.06.2024 tarihli ve 2024/315 E., 2024/1543 K. sayılı kararları doğrultusunda giderilmesi görüşüyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu tarafından 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un "Başkanlar Kurulunun Görevleri" başlıklı 35. maddesi gereği, Yüksek Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından bu konuda bir karar verilerek giderilmesini istemiştir. B- KARAR UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE KONU KARARLAR 1-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 11.09.2024 tarihli ve 2024/655 E., 2024/1844 K. sayılı kararı 2-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 11.06.2024 tarihli ve 2024/315 E., 2024/1543 K. sayılı kararı, 3-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 22.01.2024 tarihli ve 2023/2679 E.- 2024/212 K. sayılı kararı, 4-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 07.02.2024 tarihli ve 2023/3321 E., 2024/404 K. sayılı kararı, 5- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 17.01.2024 tarihli ve 2023/3016 E., 2024/57 K. sayılı kararı, 6-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 17.01.2024 tarihli ve 2023/3091 E., 2024/62 K. sayılı kararı, 7-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 19.09.2024 tarihli ve 2024/2064 E., 2024/2696 K. sayılı kararı, 8-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 12.09.2024 tarihli ve 2024/2139 E., 2024/2584 K. sayılı kararı, 9- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin 09.01.2024 tarihli ve 2023/2886 E., 2024/11 K. sayılı kararı, 10-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin 12.12.2023 tarihli ve 2023/2554 E., 2023/3469 K. sayılı kararı. C- KARAR UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE KONU BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CEZA DAİRELERİ KARARLARI 1-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 11.09.2024 tarihli ve 2024/655 E., 2024/1844 K. sayılı kararıda; ''...12/3/2024 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak hükümden sonra 01/06/2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 9 uncu maddesi ile "5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası” ibaresi “En az yüz ve en fazla beşyüz Türk Lirası”şeklinde değiştirilmiştir." şeklindeki değişikliğin, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 5941 sayılı Kanunun 5/1 maddesinde düzenlenen çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçu yönünden sanık lehine düzenleme içerdiği düşünülebilirse de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/1-32 Esas-2007/97 Karar sayılı 17/04/2007 tarihli kararı ve Yargıtay 10 Ceza Dairesinin 2010/35456 Esas- 2010/24757 Karar sayılı karaları ile, öğretideki görüşler de birlikte değerlendirildiğinde; lehe yasanın saptanması için, maddi olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan yasalar ile sonradan yürürlüğe giren yasaların hiçbir hükmü karıştırılmadan bir bütün halinde uygulanmasının ve uygulama sonucunda ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılmasının zorunlu kılınması ve bu karşılaştırmada, hükmün tesisi aşamasında uygulanması gereken normlarla, hükmün infazına ilişkin normların birlikte değil, ayrı ayrı değerlendirmeye tabi tutulacak olması, maddi ceza hükümleri yönünden uygulama yapılmasının gerekmesi nedeni ile, sanığın para cezasını ödemeyeceği varsayılarak lehe yasanın belirlenmesinin mümkün bulunmaması karşısında infaz aşaması yönünden lehe sonuç doğuracak olan yukarıda sözü edilen yasal düzenlemenin somut olayda uygulanamayacak olması dikkate alındığında gün para cezasının 100 TL den adli para cezasına çevrilmesi bozma nedeni olarak görülmeyip...'' 2-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 11.06.2024 tarihli ve 2024/315 E., 2024/1543 K. sayılı kararında; ''... TCK’nin 52. maddesi uyarınca “gün para cezası” sistemine göre doğrudan belirlenen adli para cezasının ne şekilde infaz edileceğinin de, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106. maddesinde düzenlendiği açıktır. 12/3/2024 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak hükümden sonra 01/06/2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 9 uncu maddesi ile "5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası” ibaresi “En az yüz ve en fazla beşyüz Türk Lirası”şeklinde değiştirilmiştir." şeklindeki değişikliğin, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 5941 sayılı Kanunun 5/1 maddesinde düzenlenen çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçu yönünden sanık lehine düzenleme içerdiği düşünülebilirse de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/1-32 Esas-2007/97 Karar sayılı 17/04/2007 tarihli kararı ve Yargıtay 10 Ceza Dairesinin 2010/35456 Esas- 2010/24757 Karar sayılı karaları ile, öğretideki görüşler de birlikte değerlendirildiğinde; lehe yasanın saptanması için, maddi olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan yasalar ile sonradan yürürlüğe giren yasaların hiçbir hükmü karıştırılmadan bir bütün halinde uygulanmasının ve uygulama sonucunda ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılmasının zorunlu kılınması ve bu karşılaştırmada, hükmün tesisi aşamasında uygulanması gereken normlarla, hükmün infazına ilişkin normların birlikte değil, ayrı ayrı değerlendirmeye tabi tutulacak olması, maddi ceza hükümleri yönünden uygulama yapılmasının gerekmesi nedeni ile, sanığın para cezasını ödemeyeceği varsayılarak lehe yasanın belirlenmesinin mümkün bulunmaması karşısında infaz aşaması yönünden lehe sonuç doğuracak olan yukarıda sözü edilen yasal düzenlemenin somut olayda uygulanamayacak olması dikkate alındığında gün para cezasının 20 TL den adlî para cezasına çevrilmesi bozma nedeni olarak görülmemiştir...'' 3- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 22.01.2024 tarihli ve 2023/2679 E.- 2024/212 K. sayılı kararında ''...Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuna uygun olarak uygulandığı anlaşıldığından...'' 4-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 07.02.2024 tarihli ve 2023/3321 E., 2024/404 K. sayılı kararında; ''...Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuna uygun olarak uygulandığı anlaşıldığından...'' 5- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 17.01.2024 tarihli ve 2023/3016 E., 2024/57 K. sayılı kararında; ''... Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuna uygun olarak uygulandığı anlaşılmakla...'' 6-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 17.01.2024 tarihli ve 2023/3091 E., 2024/62 K. sayılı kararında; ''... Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuna uygun olarak uygulandığı anlaşılmakla...'' 7-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 19.09.2024 tarihli ve 2024/2064 E., 2024/2696 K. sayılı kararında; ''...5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5. Maddenin 11. fıkrası; (Mülga: 31/1/2012-6273/3 md.; Ek: 15/7/2016-6728/63 md.) “Birinci fıkra uyarınca verilen adli para cezalarının ödenmemesi durumunda, bu ceza, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı verilmeksizin doğrudan hapis cezasına çevrilir” hükmünü amirdir. 5237 sayılı TCK’nin 52. maddesi uyarınca “gün para cezası” sistemine göre doğrudan belirlenen adli para cezasının ne şekilde infaz edileceği, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106. maddesinde düzenlenmiştir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 01/10/2021 tarih, 2021/6984 Esas, 2021/12940 Sayılı Kararında; 5237 sayılı Kanun uyarınca verilen ya da diğer özel kanunlara göre verilip de, adli para cezasının gün karşılığı olarak miktarı belirtilen ilamlarda, mahkemece bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ne kadar ise, aynı miktar üzerinden ödenmeyen adlî para cezasının infaz savcılığınca hapse çevrilmesi gerektiği dolayısıyla infaz aşamasında ödenmeyen adlî para cezalarının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/3. maddesi uyarınca günlüğü mahkemenin çevirdiği oran üzerinden hapis cezasına çevrilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, 12/03/2024 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak hükümden sonra 01/06/2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 9 uncu maddesi ile "5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası” ibaresi “En az yüz ve en fazla beşyüz Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir." şeklindeki değişikliğin, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 5941 sayılı Kanunun 5/1 maddesinde düzenlenen çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçu yönünden suç tarihi itibarıyla sanık lehine düzenleme içerdiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesine göre belirlenen temel gün adli para cezasının, hükümde belirtilen bir gün karşılığı adli para cezası miktarı üzerinden hapse çevrilerek infaz edileceği ve dolayısıyla bir gün karşılığı adlî para cezası miktarının sanık lehine olacak şekilde 500 TL olarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanık aleyhine olacak şekilde 100 TL olarak belirlenmesi...'' 8- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 12.09.2024 tarihli ve 2024/2139 E., 2024/2584 K. sayılı kararında; ''...5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5. Maddenin 11. fıkrası; (Mülga: 31/1/2012-6273/3 md.; Ek: 15/7/2016-6728/63 md.) “Birinci fıkra uyarınca verilen adlî para cezalarının ödenmemesi durumunda, bu ceza, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı verilmeksizin doğrudan hapis cezasına çevrilir” hükmünü amirdir. 5237 sayılı TCK’nin 52. maddesi uyarınca “gün para cezası” sistemine göre doğrudan belirlenen adli para cezasının ne şekilde infaz edileceği, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106. maddesinde düzenlenmiştir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 01/10/2021 tarih, 2021/6984 Esas, 2021/12940 Sayılı Kararında; 5237 sayılı Kanun uyarınca verilen ya da diğer özel kanunlara göre verilip de, adli para cezasının gün karşılığı olarak miktarı belirtilen ilamlarda, mahkemece bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ne kadar ise, aynı miktar üzerinden ödenmeyen adlî para cezasının infaz savcılığınca hapse çevrilmesi gerektiği dolayısıyla infaz aşamasında ödenmeyen adli para cezalarının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/3. maddesi uyarınca günlüğü mahkemenin çevirdiği oran üzerinden hapis cezasına çevrilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, 12/03/2024 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak hükümden sonra 01/06/2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 9 uncu maddesi ile "5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası” ibaresi “En az yüz ve en fazla beşyüz Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir." şeklindeki değişikliğin, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 5941 sayılı Kanunun 5/1 maddesinde düzenlenen çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçu yönünden suç tarihi itibarıyla sanık lehine düzenleme içerdiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesine göre belirlenen temel gün adli para cezasının, hükümde belirtilen bir gün karşılığı adli para cezası miktarı üzerinden hapse çevrilerek infaz edileceği ve dolayısıyla bir gün karşılığı adli para cezası miktarının sanık lehine olacak şekilde 500 TL olarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanık aleyhine olacak şekilde 20 TL olarak belirlenmesi...'' 9- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin 09.01.2024 tarihli ve 2023/2886 E., 2024/11 K. sayılı kararında; ''...5275 sayılı Kanunun 106. maddesi; "Adlî para cezası, Türk Ceza Kanununun 52'nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen usule göre tayin olunacak bir miktar paranın Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir." hükmü, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2020/933 Esas 2021/5915 Karar sayılı ilamı ile çek bedeli ve karşılıksız kalan çek miktarı göz önüne alındığında; Yerel Mahkemece ödenmeyen adlî para cezasının; hükümde belirtilen bir gün karşılığı adlî para cezası miktarı üzerinden hapse çevrilerek infaz edileceği ve dolayısıyla bir gün karşılığı adlî para cezası miktarının sanık lehine olacak şekilde 100 TL olarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanık aleyhine olacak şekilde 20 TL olarak belirlenmesi...'' 10-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin 12.12.2023 tarihli ve 2023/2554 E., 2023/3469 K. sayılı kararında; ''...5275 sayılı Kanunun 106. maddesi; "Adlî para cezası, Türk Ceza Kanununun 52'nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen usule göre tayin olunacak bir miktar paranın Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir." hükmü, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2020/933 Esas 2021/5915 Karar sayılı ilamı ile çek bedeli ve karşılıksız kalan çek miktarı göz önüne alındığında; Yerel Mahkemece ödenmeyen adlî para cezasının; hükümde belirtilen bir gün karşılığı adlî para cezası miktarı üzerinden hapse çevrilerek infaz edileceği ve dolayısıyla bir gün karşılığı adlî para cezası miktarının sanık lehine olacak şekilde 100 TL olarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, hem temel gün adli para cezasının TCK'nın 61. maddesine aykırı şekilde 20 gün olarak fazla tayin edilmesi ve hem de bir gün karşılığı adlî para cezası miktarının sanık aleyhine olacak şekilde 20 TL olarak belirlenmesi...'' gerekçelerine dayanan kararlar verildiği anlaşılmıştır. D- KARAR UYUŞMAZLIĞI HAKKINDA YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞININ GÖRÜŞÜ VE TALEBİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.12.2024 tarihli, UG-2024/114656 sayılı Uyuşmazlık talebinin değerlendirilmesi konulu yazısında; "...Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımızca yapılan değerlendirme sonucu, istinaf dairelerinin söz konusu suçtan sanıkların adlî para cezasıyla cezalandırılmalarına ilişkin mahkumiyetlerine dair ilk derece mahkemesi kararlarına yönelik istinaf talepleri üzerine yapılacak istinaf incelemesi sırasında "lehe-aleyhe" değerlendirilme yapılmasının usul ve yasaya uygun düşmeyeceği, istinaf incelemelerinin maddi ceza hukuku bakımından yapılması ve sanığın infaz aşamasında adlî para cezasını ödemeyeceğini önceden varsayarak istinaf hükmü kurulmaması gerektiği neticesine varılmış olup uyuşmazlığın bu doğrultuda giderilmesinin hukuka uygun olacağı değerlendirilmiştir. "görüşü ileri sürülmüştür. E- KARAR UYUŞMAZLIĞI İLE İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER 1- 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanunu'nun Başkanlar Kurulunun Yetkileri Başlıklı 35. maddesi; ''Bölge adliye mahkemesi ceza daireleri başkanlar kurulu ve hukuk daireleri başkanlar kurulu kendi aralarında toplanır ve aşağıdaki görevleri yaparlar: 1. Daireler arasında çıkan iş bölümü uyuşmazlıklarını karara bağlamak, 2. (Mülga: 15/8/2016-KHK-674/10 md.; Aynen kabul: 10/11/2016-6758/10 md.) 3. Re'sen veya bölge adliye mahkemesinin ilgili hukuk veya ceza dairesinin ya da Cumhuriyet başsavcısının, Hukuk Muhakemeleri Kanunu veya Ceza Muhakemesi Kanununa göre istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların, benzer olaylarda bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında ya da bu mahkeme ile başka bir bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında uyuşmazlık bulunması hâlinde bu uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, kendi görüşlerini de ekleyerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesini istemek,[15] 4. Kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek. (Değişik fıkra: 20/11/2017 – KHK-696/92 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/87 md.) (3) numaralı bende göre yapılacak istemler, ceza davalarında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, hukuk davalarında ise ilgili hukuk dairesine iletilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı uyuşmazlık bulunduğuna kanaat getirmesi durumunda ilgili ceza dairesinden bir karar verilmesini talep eder. Uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak dairece bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir. Başkanlar kurulu eksiksiz toplanır ve çoğunlukla karar verir. (Ek fıkra: 20/7/2017-7035/12 md.) Gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak bölge adliye mahkemeleri ceza ve hukuk daireleri arasındaki iş bölümü, Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenir.'' 2- 5941 sayılı Çek Kanununun Ceza sorumluluğu, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı başlıklı 5. maddesinin 1 ve 11. fıkraları; '' (1) (Değişik: 15/7/2016-6728/63 md.) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adli para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı, (…)[8] az olamaz. Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu yasağın bulunması hâlinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına hükmeder. Yargılama sırasında da resen mahkeme tarafından koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilir. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi, bu tüzel kişi adına çek keşide edenler ve karşılıksız çekin bir sermaye şirketi adına düzenlenmesi durumunda ayrıca yönetim organı ile ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri hakkında uygulanır. Koruma tedbiri olarak verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarına karşı yapılan itirazlar bakımından 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 353 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü uygulanır. Bu suçtan dolayı açılan davalar icra mahkemesinde görülür ve İcra ve İflas Kanununun 347, 349, 350, 351, 352 ve 353 üncü maddelerinde düzenlenen yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır. Bu davalar çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin yahut şikâyetçinin yerleşim yeri mahkemesinde görülür.'' ''(11) (Mülga: 31/1/2012-6273/3 md.; Ek: 15/7/2016-6728/63 md.) Birinci fıkra uyarınca verilen adli para cezalarının ödenmemesi durumunda, bu ceza, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı verilmeksizin doğrudan hapis cezasına çevrilir.'' 3- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Adlî para cezası başlıklı 52. maddesi; ''(1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir. (2) En az yüz ve en fazla beşyüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.[10] (3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir. (4) Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.'' Aynı Kanunun Zaman bakımından uygulama başlıklı 7. maddesi; ''(1) İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar. (2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur. (3) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/2 md.) Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır. (4) Geçici veya süreli kanunların, yürürlükte bulundukları süre içinde işlenmiş olan suçlar hakkında uygulanmasına devam edilir.'' 4-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun' un Adlî para cezasının infazı başlıklı 106. maddesinin 3. fıkrası; ''(3) (Değişik: 18/6/2014-6545/81 md.) Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir. '' hükümlerini içermektedir. F-) İNCELEME, DEĞERLENDİRME, GEREKÇE VE SONUÇ 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52. maddesinde yer verilen düzenlemelerin maddi ceza hukukuna ilişkin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106. maddesinde yer alan düzenlemelerin ise 5237 sayılı Kanun'un 52. maddesi uyarınca belirlenen adlî para cezasının infazına ilişkin olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Lehe kanunun belirlenmesi sırasında, infaza ilişkin yasal düzenlemeler dikkate alınmadan sadece maddi ceza hukukuna ilişkin düzenlemelerin karşılaştırması sonucunda sanık lehine olduğu kabul edilen yasal düzenlemeler uyarınca sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekeceği, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi sonrasında infaza ilişkin değerlendirmelerin mahkemelerce önceden bir karar ile saptanmasının gerekmediği cihetle, infaza ilişkin düzenlemeler de dikkate alınmak suretiyle temel cezanın belirlenmesi hukuka uygun olmayacağından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine, Dosyanın talepte bulunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemelerinin Ceza Dairelerine bildirilmesi için Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilmesine, 21.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.