Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2025/1224 E. , 2026/7272 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2614 E., 2024/3504 K. SUÇ : 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun'a muhalefet HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2025/1224 E. , 2026/7272 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2614 E., 2024/3504 K. SUÇ : 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun'a muhalefet HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, beraat kararına çevrilmek sureti ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İstanbul Anadolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.06.2024 tarihli kararı ile 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun'a (6493 sayılı Kanun) muhalefet suçundan açılan kamu davası sonucunda sanığın anılan Kanun'un 28/1. maddesi uyarınca neticeten 10 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. B. İstinaf Kararın sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına ve sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Bölge Adliye Mahkemesince, herhangi bir hukuki temel, belge ya da tespit olmamasına karşın, sanık tarafından yapılan iş ve işlemlerin katılan tarafından verilen izne dayandığı yönünde kabule yer verildiğine, ihracat bedellerinin getirilmesine ilişkin usullerin 1567 sayılı Kanun ile bu Kanun'a dayanılarak çıkartılan Tebliğ ve Genelgeler ile belirlendiğine, bunların sıkı şekil şartlarına bağlandığına, sanık tarafından bu yönde bir savunmanın da bulunmadığı gibi sanık müdafi tarafından, sanığın işlemleri için yazılı belge sunma zorunluluğunun dahi bulunmadığının savunulduğuna, yine sanığın eylemlerinin de 6493 sayılı Kanun'un 12/2. maddesinde sayılan istisnalar arasında da bulunmadığına, aynı fıkranın b bendinde yer alan istisnanın uygulanabilmesi için temsilcinin, temsil olunanın nam ve hesabına işlem yapma şartının bulunduğuna, komisyoncuların da ticari temsilci sayılmayacaklarına, yine sanığın simsarlık işi dolayısı ile sözleşme kurulmasına aracılık ettiğine dair savunmalarına da itibar edilemeyeceğine, 20 19... yıllarında hesabına giren ve çıkan paranın, yalnızca bir sözleşme kurulmasına aracılık edilmesi ile açıklanamayacağına, 20 19... yıllarındaki yabancı para kuruna göre, yaklaşık bir buçuk milyar Türk lirası üzerinde transfer gerçekleştiren sanığın bu işlemler bakımından hiç bir belge, kayıt ve sözleşme göstermediğine, sanık tarafından ödeme hizmetlerine aracılık edildiğinin ispatlandığına, ihracat bedellerinin kabulü ve tahsili konusunda da hiç bir yetkisinin bulunmadığına, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Cerrahi, tıbbi ve ortopedik alet ve cihazların toptan ticareti ile iştigal ettiği anlaşılan sanığın yetkilisi olduğu şirketin banka hesaplarında yer alan hareketler uyarınca başlatılan soruşturma neticesinde, sanığın, 6493 sayılı Kanun'un ''İzinsiz faaliyette bulunmak'' başlıklı 28/1. maddesinde tanımlanan anılan Kanun'a göre alınması gereken izinleri almaksızın ödeme kuruluşu gibi faaliyet gösterme suçunu işlediği iddiası uyarınca açılan dava kapsamında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı kaldırılarak, kendi yasaları gereğince doğrudan yurt dışına para transferi yapılamayan ülkelere yapılan ihracat bedelinin banka dışı yollardan tahsiline dair Merkez Bankasının iznine dayanarak, firmaların bu ülkelere yaptığı ihracat bedellerinin değişik yöntemlerle tahsil edilerek ihracatçıya uğraştırılması eyleminin 6493 sayılı Kanun kapsamında ödeme hizmeti olarak sayılamayacağı, dolaylı olarak ithalatçı firmadan tahsil edilen paranın ihracatçı firmaya ödenmesi işlemi olduğu ve eyleminin aynı Kanun'un 12/2-b maddesinde tanımlanan ''b) Ödeme işleminin, gönderen ya da alıcı namına mal veya hizmet pazarlığına ya da alım satımına yetkili olan ticari temsilci aracılığıyla yapılması...'' yönündeki istisna kapsamında kaldığı gerekçesi ile sanığın müsnet suçtan beraatine karar verilmiş ise de; ihracat bedellerinin ülkeye getirilmesine dair yasal düzenlemelere 1567 sayılı Kanun, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar, anılan Karara İlişkin Tebliğ (İhracat Bedelleri Hakkında) (Tebliğ no: 2018-32/48) ve İhracat Genelgesinde açıkça ve ayrıntılı olarak düzenlemelere yer verilmiş olmakla birlikte, sanığın eylemlerinin bu kapsamda değerlendirilme imkânının bulunmadığı gibi sanığın, getirilen paraların ihracat bedeli olduğuna yönelik bir savunmasının da bulunmadığı, 16.07.2021 tarihli Vergi Tekniği Raporunda yer alan işlemler bakımından sanık savunmalarında, para gönderen ve paraların gönderildiği şahıs ve firmalar arasında ticarete aracılık edildiği, malın yerine ulaşıp ulaşmadığı ile ödeme konusunda gerekli kontrollerin yapıldığına yönelik anlatımlara yer verilmiş olup savunmalarında yer alan hususlar bakımından somut delil sunulmadığı, sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik soyut beyan olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla, ticaret sicilinde belirlenen faaliyet alanı dışında olan ve herhangi bir ticari ilişkiye konu olmadığı anlaşılan paraların transferlerine aracılık etme eylemlerinin, 6493 sayılı Kanun'un 28/1. maddesinde tanımlanan izinsiz olarak ödeme kuruluşu gibi faaliyette bulunma suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında, müsnet suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hatalı kabul ve değerlendirme ile sanık hakkında beraat kararı verilmesi, Kabule göre ise; İddianameye dayanak vergi inceleme raporunda, iddianameye konu para transferlerinin hangi tarih aralığında olduğuna dair bir tespitin de bulunmadığı anlaşılmakla, anılan para transfer aralığı tespit edilip buna göre suç tarihinin belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 2019- 2020 olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2026 tarihinde karar verildi.