KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2025/2319 E., 2025/17241 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/378 E., 2022/529 K.
- Şikâyetçi
- Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi, nakil vasıtası atların tasfiye bedelinin irat kaydı
Karar Metni
524 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Kurumu vekili, sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
Kısmî ret, kısmî onama
Şikâyetçi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Katılan ... İdaresi vekili ve sanıkların temyiz istemi yönünden; sanıklar hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Şikâyetçi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanıkların eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele
Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II- Katılan ... İdaresi Vekili ve Sanıkların Temyiz İstemi Yönünden
Sanıkların atılı suçu ... olarak işledikleri, 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesinde düzenlenen, suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi koşulunun gerçekleşmediği ve sanıkların eylemlerinin bireysel kaçakçılık suçunu oluşturduğu gözetilerek;
Kaçağa konu eşyanın, gümrük kapısından veya sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması nedeniyle, sanıkların eylemlerinin; suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun'un 3/1. maddesi ve aynı maddenin son cümlesi kapsamında kalmakla birlikte, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesi kapsamında olduğu,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7/2. maddesi uyarınca eyleme, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan hükümlerin tatbikinin gerektiği, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü,
anılan Kanun'un 67/4 bendi gereği, atılı suçun işlendiği 08.05.2007 tarihinden hüküm tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilerek davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz görülmüştür.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/2319, K. 2025/17241, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama