İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2025/2712 Karar: 2026/1718 Tarih: 2026

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/2712 K.2026/1718

7. Ceza Dairesi 2025/2712 E. , 2026/1718 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/978 E., 2025/51 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itiba

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2025/2712 E. , 2026/1718 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/978 E., 2025/51 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itiba

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2025/2712 E. , 2026/1718 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/978 E., 2025/51 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 1.5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfaz Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) 106/4.maddesinde yer alan "Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi halinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır." hükmü ile aynı Kanun'un 106/11.maddesinde yer alan "infaz edilen hapsin süresi, adlî para cezasının tamamıyla karşılamamış olursa, geri kalan adli para cezasının tahsili için ilam, Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir. Bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a (6183 sayılı Kanun) göre kalan adlî para cezası tahsil edilir." şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin belirtilmesi, 2.Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesi uyarınca hükmedilen 6.000,00 TL adlî para cezası ve 20,00 TL adlî para cezasının kazanılmış hak ilkesine aykırılık teşkil etmediği gözetilmeden hükmün devamında suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkı korunduğundan bahisle 6 ay 20 gün hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin 3.paragrafında yer alan "Taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde, ödenmeyen adlî para cezasının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre tahsil edileceğinin ihtarına." ibaresinin eklenmesi ve kazanılmış hakka ilişkin (3) numaralı bendinin tamamının çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan, bozma üzerine mahkumiyet ve müsadere kararı verilmiştir. Sübut ve suç vasfı yönünden isabetsizlik görülmemiş; adli para cezasının infazı ve kazanılmış hak yönünden aykırılıklar saptanmıştır.

Hukuki İlke: 5275 sayılı Kanun'un 106/4. maddesi uyarınca çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi hâlinde bu ceza hapse çevrilemez; bu takdirde aynı Kanun'un 106/11. maddesi uyarınca kalan ceza 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edilir. Ayrıca TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca hükmedilen adli para cezaları kazanılmış hak ilkesine aykırılık teşkil etmediği hâlde, kazanılmış hak korunduğundan bahisle çocuğun hapis cezasıyla cezalandırılması hukuka aykırıdır. Bu aykırılıklar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Yargıtayca giderilmiştir.

Uygulama Sonucu: Hükmün, 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun'un 322. maddesi gereği ilgili ibarelerin değiştirilmesi ve kazanılmış hakka ilişkin bendin çıkarılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA karar verilmiştir.

Dava Strateji Notu: Çocuk sanıklarda adli para cezasının hiçbir koşulda hapse çevrilemeyeceği (5275/106-4) infaza yönelik önemli bir güvence olup, hükümde 'hapse çevrileceği' ihtarı bulunuyorsa mutlaka temyiz konusu yapılmalıdır. Kazanılmış hak ilkesinin çocuk lehine değil aleyhine sonuç doğuracak biçimde uygulanmasına da itiraz edilmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla