Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2025/3198 E. , 2025/9924 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2016/166 E., 2016/264 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat, eşya müsaderesi katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî incelenmeksizin iade, kısmî bozma, kısmî onama S
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2025/3198 E. , 2025/9924 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2016/166 E., 2016/264 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat, eşya müsaderesi katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî incelenmeksizin iade, kısmî bozma, kısmî onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: İddianamede nakil vasıtasının müsaderesi talep edilmediği gibi Mahkemece de nakil aracı ile ilgili herhangi bir hüküm kurulmaması nedeniyle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebi bu yönüyle inceleme dışı bırakılarak katılan ... İdaresi vekilinin diğer temyiz taleplerinin, sanık ... müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz taleplerinin incelenmesinde, I. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II. Sanık ... Müdafi İle O Yer Cumhuriyet Savcısının; Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde; Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1. 07.03.2016 tarihli iddianame ile sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kamu davası açıldığı halde, bu suç yönünden karar verilmemesi, 2. 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle, sanık ... müdafi ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 09.09.2025 tarihinde karar verildi. KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE Sanıklar ... ile ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümlerin, sanık ... müdafii, Cumhuriyet Savcısı ile katılan ... İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Gümrük İdaresinin temyizinin sadece sanık ...’la sınırlı olduğuna ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Temyiz dilekçesine göre, Gümrük İdaresinin temyizi hükmün tamamını kapsamakta olup, Dairece temyiz incelemesi sanıklar yönünden kurulan hükmün tamamına yönelik yapılmalıdır. İdarenin temyiz dilekçesinde, sanıkların ismi yazılmadan mahkeme kararının esas ve karar numarası yazılarak temyizen bozulması talep edilmiştir. Metin kısmında beraat ile suçta kullanılan aracın müsaderesiyle ilgili açıklamalar yapılmış ise de sonuç ve istem kısmında aynen “Yukarıda açıklanan ve resen göz önüne alacağınız nedenlerle, yerel mahkemenin mezkur dosyasındaki kanuna aykırı olması sebebi ile BOZULMASINI … arz ve talep ederiz.” beyanının yazılması karşısında, katılan ... İdaresi vekilinin iradesinin sanık hakkında kurulan hükmün tamamını temyiz etmek olduğu, dilekçenin sonuç kısmında kısmi temyizin bulunmaması nedenleriyle, sanık ... hakkında 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden de suçun esasına ilişkin temyiz incelemesi yapılması yerine, Gümrük İdaresinin temyizinin sadece sanık ...’a yönelik olduğu ve sadece bu sanığın temyizine göre hükmün temyiz incelemesine konu edilmesi yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 09.09.2025