İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2025/407 Karar: 2025/4935 Tarih: 2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/407 K.2025/4935

7. Ceza Dairesi 2025/407 E. , 2025/4935 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/260 E., 2023/145 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Siirt 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2023 tar

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2025/407 E. , 2025/4935 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/260 E., 2023/145 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Siirt 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2023 tar

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2025/407 E. , 2025/4935 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/260 E., 2023/145 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Siirt 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2023 tarihli ve 2022/260 Esas, 2023/145 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-b ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 94660652-105-56-8249-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.01.2025 tarihli ve KYB - 2025/9594 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.01.2025 tarihli ve KYB - 2025/9594 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, Siirt 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/260 esasına kayden yapılan yargılama sırasında 07/09/2022 tarihli ilk oturumda, yargılamanın iddianamede belirtilen fiil ve faile ilişkin yapılabileceği, bu nedenle sanığın eylemi bakımından yeniden gereğinin takdir ve ifası için Siirt Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasının ardından sanığın anılan eylemi nedeniyle Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının 17/11/2022 tarihli ve 2022/3220 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası sonunda, bu defa da Siirt 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/12/2022 tarihli ve 2022/763 esas, 2022/741 sayılı kararıyla her iki olayın aynı olduğundan bahisle birleştirme kararı verildiği, halbuki Siirt Cumhuriyet Başsavcılığınca 02/03/2021 tarihli ve 2021/433 esas sayılı iddianamesiyle failin yani sanığın ve suç teşkil eden eylemin ayrıntılı olarak anlatıldığı gibi her iki iddianamedeki sevk maddelerinin de aynı olduğu, dolayısıyla bu bakımından da yargılamanın uzamasına sebebiyet verildiği gözetilerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Yetkide olumlu veya olumsuz uyuşmazlık" başlıklı 17. maddesinin; "Birkaç hâkim veya mahkeme arasında olumlu veya olumsuz yetki uyuşmazlığı çıkarsa, ortak yüksek görevli mahkeme, yetkili hâkim veya mahkemeyi belirler." şeklinde ve "Yetkisizlik iddiası" başlıklı 18. maddesinin de; " (1) Sanık, yetkisizlik iddiasını, ilk derece mahkemelerinde duruşmada sorgusundan, bölge adliye mahkemelerinde incelemenin başlamasından ve duruşmalı işlerde inceleme raporunun okunmasından önce bildirir. (2) Yetkisizlik iddiasına ilişkin karar, ilk derece mahkemelerinde sanığın sorgusundan önce, bölge adliye mahkemelerinde duruşmasız işlerde incelemenin hemen başlangıcında, duruşmalı işlerde inceleme raporu okunmadan önce verilir. Bu aşamalardan sonra yetkisizlik iddiasında bulunulamayacağı gibi mahkemeler de bu hususta re'sen karar veremez. (3) Yetkisizlik kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir." şeklinde olduğu; Dosya kapsamına göre, Sanığın Türk Silahlı Kuvvetlerinde uzman çavuş olarak görev yaptığı ve 04/09/2020 ile 14/09/2020 tarihleri arasında almış olduğu 10 günlük istirahat raporunun bitiminin ardından görevine başlamaması nedeniyle firar durumuna düştüğünden bahisle yapılan ihbar üzerine, sanığın 1632 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu işlemesi nedeniyle Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının 02/03/2021 tarihli ve 2021/433 esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası sonunda, Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/03/2021 tarihli kararıyla dosyanın yetkili ve görevli Taşova Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini müteakip, bu kez Taşova Asliye Ceza Mahkemesinin 15/06/2021 tarihli kararıyla dosyanın Reyhanlı Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği ancak bu aşamada Mahkemeler arasında olumsuz yetki uyuşmazlığının meydana geldiği ve yetkili mahkemenin belirlenmesi amacıyla dosyanın ortak yüksek görevli olan Samsun Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, Reyhanlı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/10/2021 tarihli kararıyla verilen üçüncü yetkisizlik kararının ardından yargılamaya devam edilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE İzin tecavüzü suçu yönünden temadinin yakalanmakla sona ermediği, idare tarafından sözleşmenin feshedilmiş olması nedeni ile askerlik sıfatının sona ererek tamamlandığı dikkate alındığında, sanık hakkında 1632 sayılı Kanun'un 73. maddesi gereğince cezada indirim yapılması gerektiği gözetilmeden kanun yararına bozmaya konu hükmün tesis edildiği anlaşılmakla; Yargıtay incelemesi sırasında saptanan ve ayrıntılarına yukarıda yer verilen yeni hukuka aykırılık nedeni, Kanun yararına bozma konusu yapılmadığından ve Kanun yolunun niteliği gereği re'sen giderilemeyeceğinden bu husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle 08.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla