Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2025/4511 E. , 2025/16346 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/414 E., 2024/153 K. SUÇ: Askeri eşyayı kasten tahrip etmek HÜKÜM: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî ret, kısmî onama Diyarbakır 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2024 tarihli ve 2024/414 Esas, 2024/153 Karar sa
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2025/4511 E. , 2025/16346 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/414 E., 2024/153 K. SUÇ: Askeri eşyayı kasten tahrip etmek HÜKÜM: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî ret, kısmî onama Diyarbakır 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2024 tarihli ve 2024/414 Esas, 2024/153 Karar sayılı kararının sanığın temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 21.05.2025 tarihli ve 2025/2860 Esas, 2025/9479 Karar sayılı görevsizlik kararıyla işbu dosyanın temyiz incelemesi için Dairemize gönderildiği anlaşılmakta ise de; Sanık hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2012 tarihli ve 2007/404 esas, 2012/175 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret, kamu malına zarar verme ve mühür bozma suçlarından mahkumiyet kararı verildiği, mahkûmiyet kararlarının 10.02.2014 tarihinde kesinleştirildiği, İnfaz aşamasında iken Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 20.11.2023 tarihli ve 2023/1652 Esas, 2023/7122 Karar sayılı kararı ile; "kamu malına zarar verme suçunun askerlik hizmetinin yürütülmesi sırasında asker kişi iken işlendiği, sanığın suç tarihinden sonrasına tekabül eden ve askerliğe elverişli olmadığının belirtildiği 21.04.2006 tarihli raporun, suç tarihinde askerlik görevi sebebiyle kendisine tanınmış olan statüyü değiştirmeyeceği anlaşılmakla, sanığın eyleminin 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 130/1. maddesinde düzenlenen "hizmete mahsus eşyayı tahrip" suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek 5237 sayılı Kanun'un 152/1-a maddesinde düzenlenen "kamu malına zarar verme" suçundan hüküm kurulması ve sanık hakkında şikâyetçiye yönelik tehdit suçundan kamu davasının açıldığı ve hükmün gerekçe bölümünde sanığın şikâyetçiye yönelik tehdit suçunu işlediğinin sabit olduğu kabul edildiği hâlde, hüküm bölümünde suç isminin "tehdit" yerine "mühür bozma", uygulama maddesinin de "5237 sayılı Kanun'un 106. maddesi" yerine "aynı Kanun'un 203/1 maddesi" olarak gösterilmesi suretiyle hükümde çelişki ve infazda tereddüde yol açacak şekilde uygulama yapılması" gerekçeleriyle Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesince verilip temyiz edilmeksizin kesinleşen 05.04.2012 tarihli ve 2007/404 Esas, 2012/175 Karar sayılı kararının aleyhe sonuç doğurmamak üzere kanun yararına bozulmasına karar verildiği; Dosya kapsamına göre ... Hastanesinin 21.04.2006 tarihli ve 1463 sayılı sağlık kurulu raporu ile; sanık hakkında antisosyal kişilik bozukluğu tanısıyla 23.07.2004 tarihinden itibaren askerliğe elverişli olmadığına dair karar verildiği, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 130. maddesinde düzenlenen askeri eşyayı kasten tahrip suçunun işlenebilmesi için failin öncelikle asker kişi olması gerektiği, suçun işlendiği tarihte asker kişi değil ise veya bu sıfatını herhangi bir nedenle kaybetmiş ise artık genel hükümlere göre değerlendirilme yapılması gerektiği, bu bağlamda hakkında düzenlenen sağlık kurulu raporuna göre suç tarihinde askerliğe elverişsiz olduğu için sivil kişi durumunda bulunan ve asker kişi sıfatını kaybeden sanığın gerçekleştirdiği eylemin 1632 sayılı Kanun'un 130. maddesinde düzenlenen askeri eşyayı kasten tahrip etme suçunu oluşturmasının mümkün olmadığı, nitekim Dairemizin 05.06.2024 tarihli ve 2023/1652 Esas, 2023/7122 Karar sayılı kararı, 05.06.2024 tarihli ve 2022/15912 Esas, 2024/6152 Karar sayılı kararı, (Kapatılan) Askeri Yargıtay 4.Dairesinin 10.07.2016 tarihli ve 2016/989 Esas, 2016/975 Karar sayılı kararı, 21.06.2016 tarihli ve 2016/373 Esas, 2016/411 Karar sayılı kararı, 3. Dairesinin 22.11.2016 tarihli ve 2016/420 Esas, 2016/544 Karar sayılı kararı, 2. Dairesinin 18.05.2016 tarihli ve 2016/299 Esas, 2016/338 Karar sayılı kararlarının da bu yönde olduğu; Bu itibarla somut olayda sanığın, ... Hastanesinin 21.04.2006 tarihli ve 1463 sayılı sağlık kurulu raporu ile suç tarihini kapsayacak şekilde askerliğe elverişli olmadığının tespit edilmiş olması nedeniyle asker kişi sıfatına haiz olmadığı, dolayısıyla suç tarihlerinde sivil kişi konumunda olan sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151 ve devamı maddelerinde düzenlenen mala zarar verme suçunu oluşturduğu, mala zarar verme suçuna ilişkin temyiz davasına bakmakla görevli olan Dairenin de Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun, 23.01.2024 tarihinde 32438 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 18.01.2024 tarih ve 2024/1 sayılı işbölümü kararı uyarınca Yargıtay 2. Ceza Dairesine ait olduğu gibi suçun vasıflandırılmasına ilişkin değerlendirmenin de daha önce aynı dairece yapılmış olduğu anlaşıldığından, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, görev uyuşmazlığının çözümlenmesi için dosyanın Yüksek Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, oy birliğiyle, 17.12.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık hakkında askeri eşyayı kasten tahrip etmek olarak nitelendirilen eylemden mahkûmiyet verilmiş; ancak sanığın suç tarihini kapsayan sağlık kurulu raporuyla askerliğe elverişsiz olduğu, dolayısıyla suç tarihinde asker kişi sıfatı taşımadığı belirlenmiştir. Temyiz Dairesine gönderilen dosyada görev uyuşmazlığı doğmuştur.
Hukuki İlke: 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu md. 130'daki askeri eşyayı tahrip suçunun oluşabilmesi için failin suç tarihinde asker kişi olması gerekir; askerliğe elverişsizlik raporu suç tarihini kapsıyorsa sivil konumdaki failin eylemi TCK 151 vd. mala zarar verme suçunu oluşturur ve temyiz görevi ilgili daireye (mala zarar verme dairesine) aittir.
Uygulama Sonucu: Dairenin görevsizliğine ve görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine.
Dava Strateji Notu: Asker kişi sıfatı suç tarihindeki fiili statüye göre belirlenir; suç tarihini kapsayan askerliğe elverişsizlik raporu askeri suç vasfını ortadan kaldırıp eylemi genel hükümlere (mala zarar verme) taşır. Bu vasıf değişikliği hem lehe sonuç hem de görevli daire yönünden savunmada öne çıkarılmalıdır.