İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2025/5861 Karar: 2025/15015 Tarih: 2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/5861 K.2025/15015

7. Ceza Dairesi 2025/5861 E. , 2025/15015 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2022/1678 E. 2024/1360 K. SUÇ: Emre itaatsizlikte ısrar İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlg

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2025/5861 E. , 2025/15015 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2022/1678 E. 2024/1360 K. SUÇ: Emre itaatsizlikte ısrar İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlg

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2025/5861 E. , 2025/15015 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2022/1678 E. 2024/1360 K. SUÇ: Emre itaatsizlikte ısrar İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2024 tarihli ve 2022/1678 Esas, 2024/1360 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında emre itaatsizlikte ısrar suçundan, hükmün açıklanması suretiyle 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun 87/1. maddesinin birinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddeleri uyarınca 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 18.04.2025 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309/1. maddesi uyarınca, 24.09.2025 tarihli ve 94660652-105-34-21391-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.10.2025 tarihli ve KYB-2025/113455 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.10.2025 tarihli ve KYB-2025/113455 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosyada mevcut adli sicil kaydına göre, suç tarihi itibari ile hapis cezasına ilişkin mahkûmiyetinin bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında hükmolunan 18 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde yer alan "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." şeklindeki düzenleme gereğince seçenek yaptırıma çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10/1. maddesinde yer alan "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. …" şeklindeki düzenleme karşısında, önce sanığın bilinen en son adresine tebligat gönderilmesi, bu adreste tebligatın yapılamaması halinde, 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, dosyanın tetkikinde, sanığın 12.12.2018 tarihinde alınan savunmasında, adresini "... Mahallesi 12. ... Sokak No:1 .../Hatay" olarak bildirdiği, söz konusu ifadesi haricinde başkaca geçerli bir adres beyanının bulunmadığı, bu haliyle sanığın yokluğunda verilen 19.11.2024 tarihli Mahkeme kararının öncelikle duruşmada bildirdiği bilinen en son adresine tebliğine çalışılmadan, UYAP sisteminde yer alan nüfus kaydı üzerinde yapılan incelemede sanığın yerleşim yeri adresi olduğu anlaşılan .../Katar adresinde tebliğin yapılmasına çalışıldığı ancak tebligatın yapılamadığı, bunun üzerine sanığın adresi resmi veya özel müessese ve dairelerden sorulmadan ve kolluk vasıtasıyla araştırılmadan 15.03.2025 tarihinde ilânen tebligat yapıldığı, 7201 sayılı Kanun'un 28/son maddesi gereğince; "Yabancı memleketlerde oturanlara ilanen tebligat yapılmasını icabettiren ahvalde tebliği çıkaran merci, tebliğ olunacak evrak ile ilan suretlerini yabancı memlekette bulunan kimsenin malüm adresine ayrıca iadeli taahhütlü mektupla gönderir ve posta makbuzunu dosyasına koyar." şeklindeki ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in ilanen tebligat usulünü düzenleyen 49/2. maddesindeki benzer düzenleme uyarınca adresi yabancı ülkede bulunanlara ilân yoluyla tebliğ yapılmasını gerektiren hâllerde, tebliği çıkaran merci, tebliğ olunacak evrak ile ilan suretlerini yabancı ülkede bulunan kişinin varsa bilinen en son adresine ayrıca iadeli taahhütlü mektupla göndereceği ve posta makbuzunu dosyasında saklayacağı hüküm altına alınmasına rağmen ilk Derece Mahkemesince bu hususun da yerine getirilmediği, dolayısıyla söz konusu kararın tebliğinin 7201 sayılı Kanun'da belirtilen usullere uygun olarak gerçekleştirilmediği anlaşıldığından inceleme konusu hükmün kesinleşmediği ve olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla