KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2025/6167 E., 2026/6519 K.
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/509 Esas, 2020/417 Karar
- Suç
- 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU
- Karar
- Mahkûmiyet ( hükmün açıklanması ) KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü ... hakkında 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele
Karar Detayı
451 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Kanunu'na muhafelet suçundan yapılan yargılama neticesinde cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Reyhanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2009 tarihli kararının, 16.11.2009 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 12.06.2013 tarihinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine hakkındaki hükmün açıklanmasına dair Reyhanlı
1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2020 tarihli ve 2020/509 Esas, 2020/417 Karar sayılı hükmün, kanun yolu incelemesinden geçmeksizin 29.12.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 22.10.2025 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.11.2025 tarihli ve KYB - 2025/122134 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.11.2025 tarihli ve KYB - 2025/122134 sayılı kanun yararına bozma isteminin; ''4926 sayılı Kanun'un 3. maddesi yollaması ile 4/a-1 ve 5/3. maddeleri gereğince öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 19/02/2009 tarihinden, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı 19/11/2020 tarihine kadar geçen süreden,
sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 16/11/2009 tarihi ile denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 12/06/2013 tarihi arasında geçen durma süresi mahsup edildiğinde, geriye kalan 8 yıl 3 ay 27 günlük işleyen sürede 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde, isabet görülmemiştir.'' şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Kanun yararına bozma isteminde zamanaşımda duran sürenin "3 yıl 6 ay 27 gün" yerine yazılı şekilde mahsuben hesaplanmasının maddi yazım hatası olduğu kabul edilerek yapılan incelemede, Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Reyhanlı