İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2025/6523 Karar: 2026/1376 Tarih: 2026

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/6523 K.2026/1376

7. Ceza Dairesi 2025/6523 E. , 2026/1376 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/254 E., 2024/1566 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Düzeltilerek onama İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : D

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2025/6523 E. , 2026/1376 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/254 E., 2024/1566 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Düzeltilerek onama İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : D

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2025/6523 E. , 2026/1376 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/254 E., 2024/1566 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Düzeltilerek onama İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama kararının kaldırılması ile mahkûmiyet hükmünün bozulması İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 29.09.2025 tarihli ve 2025/2609 Esas, 2025/11268 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.12.2025 tarihli ve 7-2025/36511 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesi gereği yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun'un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, somut olayda 5271 sayılı Kanun'un 119. maddesine uygun şekilde verilmiş bir arama kararı olmadan sanığın eşyalarında yapılan arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, hukuka aykırı aramada elde edilen deliller mahkûmiyet hükmüne esas alınamayacağından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğinden bahisle sanığın mahkûmiyetine ilişkin düzeltilerek onama ilamının kaldırılmasına ve İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2024 tarihli ve 2024/254 Esas, 2024/1566 Karar sayılı mahkûmiyet kararının sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğinden bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay günü .. ... ... ilçesi .... caddesi üzerinde ifa edilen rutin görev esnasında bir erkek şahsın ellerinde büyük siyah poşetlerle hızlı bir şekilde yürüdüğünün görülmesi üzerine şahsın bir süre takibe alındığı ve akabinde yanına gidilerek kimlik kontrolünün yapıldığı, kimlik kontrolünden sonra elinde bulunan poşetlerde ne olduğunun sorulduğu, sanığın poşetleri açarak kolluk görevlilerine gösterdiği ve 36 adet kaçak içkinin bu şekilde görülerek ele geçirildiği kabul edilen olayda; Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.05.2025 tarihli ve 2024/7-324 Esas, 2025/203 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suç delili, müsaderesi gerekecek eşya ya da kazanç kapsamında değerlendirilmesi hususunda makul şüphe duyulan kaçak içkilerin, sanığın eşyası niteliğinde bulunan ve aksi ispat edilemeyen tutanağa göre içerisinde ne olduğu görülmeyen siyah renkli poşet içerisinde arama kararına dayanılmaksızın elde edilmesinin mümkün olmaması ve bu hâliyle sanığın söz konusu poşetlerin kontrolüne yönelik özgür iradesine dayanan rızasından da bahsedilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, sanığın eşyasına yönelik arama yapılmasına ilişkin 5271 sayılı Ceza Muhakmesi Kanunu’nun 116. ve devamı maddeleri gereğince usulüne uygun verilmiş bir adlî arama emri/kararı olmadan suçun delili ve konusunu oluşturan kaçak içkilere el konulmasına yönelik yapılan işlemlerde hukuka uygunluk görülmediğinden işbu delilin, Anayasa'nın 38. maddesinde yer alan emredici düzenleme gereğince hükme esas alınamayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 29.09.2025 tarihli ve 2025/2609 Esas, 2025/11268 Karar sayılı düzeltilerek onama ilâmının KALDIRILMASINA, 3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2024 tarihli ve 2024/254 Esas, 2024/1566 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy çokluğuyla, 10.02.2026 tarihinde karar verildi. K A R Ş I D Ü Ş Ü N C E Sanık ... hakkında ... kaçakçılığı suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılama sürecinde İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın suça konu edilen 36 adet ... kaçağı içkinin yakalandığı ve üzerine atılı suçu işlediğinden bahisle açılan kamu davasının yargılaması sonucu sanığın suçu sabit görülerek mahkûmiyetine dair verilen kararın temyiz incelemesinde Dairemizce düzeltilerek onanmasına karar verilmiş; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine dosya Dairemize gönderildikten sonra Dairemiz çoğunluk görüşünce Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülerek sanıktan elde edilen eşyalarda aramanın usulsüz olduğundan sanığın beraat etmesi gerektiği ve Daire kararının kaldırılması yönündeki çoğunluk görüşüne, yapılan işlerde arama kararına gerek bulunmaması nazarıyla iştirak edilmemiştir. Çünkü; Sanık ...'e isnat edilen suçla ilgili olarak kolluk tarafından düzenlenen tutanağa göre sanığı şüpheli şekilde yürürken görmeleri üzerine kimlik kontrolü yaptıkları ve sonrasında elindeki poşetlerde ne olduğunu sordukları, sanığın poşetleri göstermesiyle 36 adet içkinin ele geçirildiği olayda; sanığın yargılamanın hiçbir aşamasında yapılan işlemlere karşı bir itirazda bulunmadığı, buna rağmen Dairemiz çoğunluğunca kolluk tarafından yapılan işlemlerin poşet içerisindeki eşyanın ele geçirilmesine yönelik usulsüz arama faaliyeti olduğu değerlendirilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2016/7-466 Esas, 2018/166 Karar; 2016/7-869 Esas, 2019/374 Karar vd. ve Yargıtay 7. Ceza Dairesinin yerleşik uygulamalarında yapılan hukuki değerlendirmeler ve varılan sonuçlarında belirtildiği gibi; 2559 sayılı PVSK'nın Ek 4. maddesi uyarınca hizmet branşı, yeri ve zamanına bakılmaksızın, bir suçla karşılaştığında suça el koymak, önlemek, sanık ve suç delillerini tespit edip muhafaza altına almakla görevli ve yetkili olan kolluk görevlilerinin gerçekleştirdikleri devriye görevi sırasında, mesleki tecrübelerine ve içinde bulundukları durumdan çıkardıkları izlenime göre; elinde siyah poşet bulunan sanığın davranışlarından şüphelenerek oluşan bu makul sebep nedeniyle sanığı durdurdukları, oluşan bu yeterli şüphe nedeniyle PVSK'nın 4/A maddesinin verdiği yetkiye dayalı olarak alınması gereken tedbirler kapsamında, sanığın elindeki poşet kontrol edildiğinde suç konusu içkilerin ele geçirildiği, sanığın suçun konusu ve delili olan kaçak içkilerle birlikte yakalanması nedeniyle CMK'nın 2. maddesinin (j) bendi ile Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 4. maddesinde tanımı yapılan 'suçüstü' hâlinin mevcut olduğu, yine PVSK'nın Ek 6. maddesini açıklayıcı nitelikte olan Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 8. maddesinin (f) bendindeki düzenlemeye göre de; suçüstü halinde ayrıca bir arama emri ya da karar alınmasına gerek bulunmadığı, kaldı ki somut olayda sanık ...'e, görevlilerce sorulduğunda ellerindeki poşetlerin içerisini göstermesi göz önüne alındığında, görevlilerce eşyanın bulunduğu yerden çıkarılıp elkonulmasının; 'gizlenmiş bir şeyi bulmaya çalışma ve araştırma' anlamlarına gelen arama işlemi olarak değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla suçun delili ve konusunu oluşturan içkilerin ele geçirilip muhafaza altına alınmasının hukuka uygun olduğu ve hukuka aykırı bir delilden söz edilemeyeceği kabul edilmelidir. Kısaca, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Dairelerin istikrar kazanmış kararlarında belirtildiği gibi kolluk tarafından kanundan kaynaklanan kimlik kontrolü yetkisi sırasında şüphe üzerine durdurulan kişinin mesleki bilgi ve tecrübesi ile şüphelendiği poşet içinde ne olduğunu sorması bir arama faaliyeti olmadığı gibi, ele geçirilen eşyanın kaçak içki olması, miktarı ve çeşitliliği nazarıyla ticari mahiyet arz ettiğinden sanığın atılı suçtan cezalandırılması gerekeceği düşüncesiyle Dairemiz çoğunluğunun dosyanın itirazın incelenmesi açısından Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilmemesi yönündeki ve beraate yönelik bozma görüşüne karşı oy yazmak gerekmiştir.10.02.2026

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla