Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2026/1445 E. , 2026/7476 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/140 E., 2025/691 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî düzeltilerek onama, kısmî bozm
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2026/1445 E. , 2026/7476 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/140 E., 2025/691 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî düzeltilerek onama, kısmî bozma Şikâyetçi ... vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanıklar ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Suç tarihi ve ele geçen eşyanın ... kaçağı sigara olmasına göre, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II-Sanıkların ve Katılan Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Katılan ... İdaresi vekilinin 34... plaka sayılı nakil aracına yönelik temyiz itirazları, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 26.01.2021 tarihli ve 2019/1735 Esas, 2021/558 Karar sayılı ilâmı ile anılan nakil aracının iadesine ilişkin hükmün onanarak kesinleşmiş olduğu gözetilerek inceleme dışı bırakılmıştır. Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyaların miktar ve mahiyeti ile eşyaların yakalanma şekilleri göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Sanık ... bakımından dava konusu eşyaların gümrüklenmiş değerinin "fahiş" değerde olduğu gözetilerek; suç tarihlerinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile suç tarihlerinden sonra yürürlüğe giren 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, ve 3/23. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Kanun'un belirlenmesi gerekirken, karşılaştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.Sanık ... bakımından dava konusu eşyanın değerinin "normal" değerde olduğu gözetilerek; suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, ve 3/23. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Kanun'un belirlenmesi gerekirken, karşılaştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi, 3.13.06.2013 tarihli olayda 10976 paket ... kaçağı sigara, 06.09.2013 tarihli olayda ise 13.450 paket ... kaçağı sigara ele geçirildiği anlaşılmakla, her iki sanık bakımından da ele geçen ... kaçağı sigaraların miktarına, meydana gelen zararın ve sanıkların suç işleme kasıtlarının ağırlığına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi gereği temel cezada teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, 4.Sanık ... hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 5607 sayılı Kanun'un 3/5, 3/10. maddeleri uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi, 5.5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3. maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmayan sanıklara, gümrüklenmiş değerler toplamının iki katı tutarını hüküm verilinceye kadar ödemeleri halinde 1/2 oranında ceza indirimi uygulanacağının ihtarı yapılarak sonucuna göre hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekirken, sanık ...'e 1/3 oranında indirim yapılacağı bildirilerek, sanık ...'e ise indirim oranı ve gümrüklenmiş değerin iki katı bildirilmeden usulsüz şekilde ihtarat yapılması, 6.Sanık ... yönünden, Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanık ...'in eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 13.06.2013, iddianame düzenleme tarihinin 25.09.2013 olduğu, Yapılan UYAP sorgulamasında Dairemizin 2023/2587 Esas sırasında kayıtlı olup aynı gün incelemesi yapılan Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/831 Esas, 2022/29 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 28.08.2013, iddianame düzenleme tarihinin 19.09.2013 olduğu, Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 7.Suç tarihi itibarıyla sanık ...'in adlî sicil kaydında görünen ve tekerrüre esas olan Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/358 Esas, 2008/235 Karar sayılı ilâmının hükümden önce 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ve 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinde yer alan “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla; Mahkemesince uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre bahse konu ilâmın tekerrüre ve 5607 sayılı Kanun'un 5/3. maddesine esas teşkil edip etmeyeceğinin tartışılmasında zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi, 8.06.09.2013 tarihli olayda ele geçen kaçak eşyanın, nakil aracının taşıma kapasitesine göre miktar veya hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, suça konu kaçak sigaraların gümrüklenmiş değeri ile aracın bilinen değeri karşılaştırıldığında aracın müsaderesinin hakkaniyete aykırı olmayacağı ancak; sanık ...'ün aşamalarda suça konu nakil aracını abisinden habersiz aldığını belirtmesi, malen sorumlunun ise aracı kiralama şirketine verdiğini beyan etmesi karşısında, sanık ...'ün abisinin tanık sıfatıyla dinlenmesi, aracın malen sorumlu tarafından kiralama şirketine verildiğine, kiralama şirketi tarafından da sanık ...'in abisine veya 3. bir şahsa kiralandığına ilişkin varsa belgelerin celbi ile aracın sanık ...'ün eline ne şekilde geçtiği hususu etraflıca araştırılıp sonucuna göre malen sorumlunun iyi niyetli 3. kişi konumunda olup olmadığı tartışılarak aracın müsaderesi veya iadesine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 1.Sanık ... bakımından 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun uygulanmasına rağmen suça konu kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerinin suç tarihi itibarıyla "fahiş" değerde olduğu dikkate alınarak sanığın cezasından 5607 sayılı Kanunun 3/23. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında yazılı şekilde eksik cezaya hükmedilmesi, 2.Sanık ... bakımından doğrudan verilen gün adlî para cezasının 1/4 oranında artırılmasına yönelik 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uygulanırken 12 gün yerine 14 gün ve sonuç olarak 240,00 TL yerine 280,00 TL adlî para cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini, 3.Sanık ... hakkında takdiri indirim uygulanırken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi yerine, 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, 4.Sanık ... hakkında hem hapis, hem de adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasında adlî para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde, hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, 5.Dava konusu eşyaların müsaderesine karar verilirken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, 6.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre davaya katılma hakkı ... İdaresine ait olup, gerekçeli karar başlığında ... ile ... İdaresinin katılan olarak gösterilmesi neticesinde vekâletin hangi kurum lehine hükmedildiği belirtilmeden infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 23.06.2026 tarihinde karar verildi.