İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2026/1630 Karar: 2026/7397 Tarih: 2026

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2026/1630 K.2026/7397

7. Ceza Dairesi 2026/1630 E. , 2026/7397 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/976 E. 2021/152 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Daire kararının ka

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2026/1630 E. , 2026/7397 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/976 E. 2021/152 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Daire kararının ka

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2026/1630 E. , 2026/7397 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/976 E. 2021/152 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Daire kararının kaldırılarak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 03.11.2021 tarihli ve 2021/2723 Esas, 2021/4764 Karar sayılı kararına yönelik temyiz incelemesi yapılması İTİRAZA KONU KARAR : Kısmî onama, kısmî bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 14.04.2026 tarihli ve 2026/25 Esas, 2026/4493 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.05.2026 tarihli ve 2022/3317 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesi gereği yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu; "Somut olayda, sanık hakkında, daha önce Yargıtay denetiminden geçmeyen davayla ilgili olarak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 01/07/2019 tarihli ve 2018/2371 esas ve 2019/2592 karar sayılı kararının temyizi üzerine, henüz Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının elinde bulunun dosyanın, 01/06/2020 tarihli ve 2019/115701 sayılı yazısıyla 7242 sK'nın 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanuna eklenen geçici 12. madde gereğince iade edildiği, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda kurulan 09/02/20 21... /976 esas ve 2021/152 karar sayılı karının CMK'nın 272 ve devamı maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olması sebebiyle bu karar üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesince 03/11/2021 tarihli ve 2021/2723 esas ve 2021/4764 karar sayılı karının hukuki değerden yoksun olmadığı ve temyize tabi olması gereken kararın bu karar olduğu gözetilmeden, temyiz incelemesinin Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/02/2021 tarihli ve 2020/976 esas ve 2021/152 karar sayılı kararına istinaden yapılmasının hukuka aykırı olduğu düşünülmekle, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 14/04/2026 tarihli ve 2026/5 esas ve 2026/4493 karar sayılı ve Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/02/2021 tarihli ve 2020/976 esas ve 2021/152 karar sayılı kararını temyiz incelemesine konu eden ve ilk derece mahkemesinin sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmünün onanmasına, diğer sanıklarla ilgili hükümlerinse bozulmasına ilişkin kararının kaldırılması, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesince kurulan 03/11/20 21... /2723 esas ve 2021/4764 karar sayılı kararına yönelik temyiz istemleri üzerine esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesi, " talebine ilişkindir. II. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin, istinaf incelemesinden geçtikten sonra, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2020 tarihli ve 7-2019/115701 sayılı yazısı ile 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 61. ve 62. maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3. ve 5. maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş sanıklar lehine olması nedeni ile dava dosyasının mahkemesine gönderildiği; İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmı niteliğinde olan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade kararına uyularak yeniden yapılan yargılama neticesinde, sanıklar hakkında Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2021 tarihli kararı ile mahkûmiyet hükmünün kurulduğu, anılan karara yönelik sanıklar müdafiin ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 03.11.2021 tarihli ve 2021/2723 Esas, 2021/4764 Karar sayılı "düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" dair kararın sanıklar müdafi ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ek Tebliğname düzenlenmesi için Dairemizce verilen 21.10.2025 tarihli tevdii kararından sonra, Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2021 tarihli kararına ilişkin düzenlenen 03.01.2026 tarihli ek Tebliğname uyarınca yapılan incelemede, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 03.11.2021 tarihli ve 2021/2723 Esas, 2021/4764 Karar sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğunun kabulü ile sanıklar hakkında Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2021 tarihli ve 2020/976 Esas, 2021/152 Karar sayılı kararına yönelik temyiz incelemesi yapılmıştır. 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bu Kanunun kapsamına giren suçlardan dolayı kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalardan, 3 üncü ve 5 inci maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeler nedeniyle lehe değerlendirme yapılması gereken dosyalar hakkında bozma kararı verilir. Yargıtay Cumhuriyet başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir.” hükmünü içermektedir. Dairemizin, lehe kanun değerlendirmesi için geçici 12. madde gereği dosyaların Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından mahalline iadesi üzerine verilen hükümlerin temyiz yasa yoluna tabi olduğuna ilişkin istikrar kazanmış uygulamaları, Anayasa Mahkemesi ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun benzer konularda verdiği kararlara dayanmaktadır. Nitekim; Anayasa Mahkemesinin 16.01.2014 tarihli ve 2013/92 Esas, 2014/6 Karar sayılı kararında; “…Lehe kanun değerlendirmesi yapılması için bozma kararlarının doğuracağı sonuçlara zaman geçirilmeksizin ulaşılması amacını taşıyan itiraz konusu kural, kaynağını Anayasa'nın 142. maddesinden almakta olup, maddede yer alan yargılama kurallarının yasallığı ilkesi karşısında, bu konuda kanun koyucunun düzenleme yapması doğaldır... İtiraz konusu kural, usûl ekonomisi ve adil yargılanma hakkı gibi tamamen anayasal ilke ve ölçütlerin gereğini yerine getirmeye ve bunları somutlaştırmaya yöneliktir." Anayasa Mahkemesinin 14.07.2021 tarihli ve 2020/53 Esas, 2021/55 Karar sayılı kararında; “… Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyaların anılan mercinin takdiri veya iradesiyle değil Kanun hükmüyle ilk derece mahkemesine iadesinin sağlandığı, kuralın genel olarak kamu yararı amacıyla öngörüldüğü ve iade edilen dosya ile ilgili lehe değerlendirme yapılıp yapılmayacağına nihai olarak ilk derece mahkemesince karar verileceği..." gerekçeleriyle itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 6., 9. ve 154. maddelerine aykırı olmadığına karar verilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.06.2006 gün ve 172-168,171-167,173-169 sayılı ilamları ile 23.01.2007 tarihli ve 2006/343 Esas, 2007/8 Karar sayılı ilamında; “… bu hüküm, başlamış olan temyiz sürecini sona erdirmekte ise de, ilgililerin yasa yoluna başvuru haklarını ortadan kaldırmamakta, yeniden hüküm verilmekle ilgililer bu haklara yeniden sahip olmakta ve yeni bir süreç başlatabilmektedirler. İnceleme konusu somut olayda, iade kararı üzerine mahkemece duruşma açılarak yeniden karar verilmiştir, verilmiş bu kararın öncekinin aynı veya farklı olması verilen hükmün yeni olma niteliğini değiştirmemektedir..." Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.06.2009 tarihli ve2009/4-70 Esas, 2009/153 Karar sayılı ilamı; “Lehe yasa değerlendirilmesi yapılması gerektiğinden bahisle incelenmeksizin iade edilen dosyalarda, iade kararının bozma sonucunu doğurması nedeniyle, önceki hüküm ortadan kalkacağından, Yerel Mahkemelerce iade üzerine de Anayasanın 141, 5271 sayılı CYY’nın 223, 230, 2 31... . maddelerine uygun olarak yeniden hüküm tesis edilmesi gerekmektedir. Aksi hal, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen varlığını sürdüren 1412 sayılı CYUY’nın 308/7 ve 5271 sayılı CYY’nın 289/1-g maddelerine açık aykırılık oluşturacaktır….” şeklindeki gerekçelerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Kanun gereği lehe değerlendirme yapılmak üzere incelenmeksizin iade ettiği dosyalarda Mahkemece yeniden hüküm kurulması gerektiği ve iade işleminin bozma sonucunu doğurduğu sonucuna varılmıştır. Tüm dosya kapsamına, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yukarıda bahsi geçen kararlarına göre yapılan değerlendirmede; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi; "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2’nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklinde düzenlenmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar, hüküm tarihi itibarıyla temyiz kanun yolu açık olan kararların temyiz edilmesi nedeniyle Yargıtay’a gönderilmiş olan ve tebliğname düzenlenmesi amacıyla Başsavcılığın arşivinde temyiz incelemesi için bekleyen dava dosyalarıdır. Bu itibarla, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden önce hükmü temyiz kanun yoluna taşıyan taraflar açısından Yargıtay nezdinde temyiz süreci başlamış olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddesi gereği, arşivinde bulunan dosyalardan 5607 sayılı Kanun'un 3. ve 5. maddelerinde yapılan lehe değişikliklerin hangi dosyalarda uygulanabileceğini değerlendirme, şartlarının bulunması durumunda ise lehe yasal düzenlemelerin henüz kesinleşmemiş olan dosyalarda tartışılabilmesi için ilk derece mahkemelerine bu dosyaların iadesine yönelik bir yetki verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yasadan kaynaklanan Kanun gereği dava dosyasının mahkemesine iadesine ilişkin gönderme işlemi bozma hükmünde olduğundan ve bozma kararının hukuki sonuçlarını doğurduğundan ilk derece mahkemesi duruşma açarak yasanın istediği lehe değerlendirmeyi yaparken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326-son maddesi gereği kazanılmış hak gibi sanığın lehine olan usul hükümlerini uygulamak durumundadır. Aksi durumun kabulü halinde yani Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Kanun iadesinin bozma niteliğinde olmadığı, daha önce dosyanın Yargıtay incelemesinden geçmediği şeklinde bir sonuca ulaşıldığında kazanılmış hak gibi usul hükümlerinin uygulanmasında sanık aleyhine sonuçlar çıkabilecektir. Aynı şekilde, 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesinde hüküm altına alınan "Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir." şeklindeki düzenleme gereği 7242 sayılı Kanun'un geçici 12. maddesi uyarınca iade edilen dava dosyalarının, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi hükmüne aykırı olacak şekilde daha önce Yargıtay Ceza Dairesi tarafından verilmiş bir bozma kararı olmadığından istinaf kanun yoluna tabi olduğunu varsaymak AHİM'in bir çok kararında da vurguladığı üzere yargı yerleri tarafından verilen kararların kural olarak başka bir yargı yeri tarafından denetlenmesine imkân tanımak suretiyle daha güvenceli bir yargı hizmeti sunmak olan Kanun yolunun amacına da aykırılık teşkil edebilecektir. Bu açıklamaların ışığında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma hükmünde olan gönderme yazısı üzerine ilk derece mahkemelerince verilen hükümlerin de 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca temyiz incelemesine tabi olacağı yönündeki düzenleme gözetildiğinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 03.11.2021 tarihli ve 2021/2723 Esas,2021/4764 Karar sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğu cihetle, temyiz incelemesinin Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2021 tarihli ve 2020/976 Esas, 2021/152 Karar sayılı kararına yönelik yapılmasında bir isabetsizlik bulunmamış ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, 2.5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 14.04.2026 tarihli ve 2026/25 Esas, 2026/4493 Karar sayılı kısmî onama, kısmî bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla