KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2026/376 E., 2026/2523 K.
- Karar tarihi
- 4 Mart 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/346 E., 2025/170 K
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Karar
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadere
- Tebliğname görüşü
- İncelenmeksizin iade
Karar Detayı
527 kelime·3 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın.
5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8. maddesindeki düzenleme uyarınca sanık hakkındaki hükmün daha önce Yargıtay temyiz incelemesinden geçmesi ve 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanunla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/12. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu,
temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın.
5320 sayılı Kanun'un 8. maddesindeki düzenleme uyarınca sanık hakkındaki hükmün daha önce Yargıtay temyiz incelemesinden geçmesi ve 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanunla 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu anlaşıldığından, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ...
İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak.
Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde, hakkında, bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği,
5607 sayılı Kanun'un 5/2-son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği ve sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun ihtarat yapılmadığı anlaşılmakla, soruşturma aşamasında etkin pişmanlıktan faydalanma imkânı olduğu bildirilmeyen sanığın bozma ilâmından sonra suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını yatırarak etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma iradesini ortaya koyduğu gözetilerek,
5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği sanığa verilen cezada 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken, yazılı şekilde 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş ise de; bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği.