KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/1625 E., 2010/313 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2010
Karar Metni
668 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 101 ada 4 parsel sayılı 888,79 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz önceden mera iken davalı ... tarafından üzerinde ev inşa edildiği ve mera niteliğini kaybettiğinden ev ve arsası niteliği ile davalı hazine adına tespit edilerek, beyanlar hanesinde davacı ...’ün kullanımında olduğu belirtilmiştir. Davacı ... miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava ve temyize konu taşınmazın uzman bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen 21.11.2008 havale tarihli ek rapor ve haritada (A ve B) harfleri ile işaretli 709,12 m2 yüzölçümündeki bölümlerin davacı ... adına, geriye kalan (C) harfi ile işaretli 179,67 m2 yüzölçümündeki bölümün ise tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyize konu 101 ada 4 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen 21.11.2008 havale tarihli ek rapor ve haritada (A ve B) harfleri ile işaretli bölümler üzerinde tespit gününde adına tescile karar verilen zilyet davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, mahkemece yapılan araştırma, inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Dava ve temyize konu 101 ada 4 parsel sayılı taşınmaza komşu dava dışı 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz mera olarak sınırlandırıldığı dikkate alındığında somut olayda yöntemince mera araştırması yapılması zorunludur. Nevarki, bu yolda bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Eksik araştırma, inceleme ile karar verilemez.
O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Özel İdare Müdürlüğünden, 4342 sayılı Yasa uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Mülki Amirlikten sorulup saptanmalı, yapılmış ve bu yönetimsel işlemler kesinleşmiş ise mera tahsis haritası ve eki belgeler yerinden getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, dava konusu taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek yerel bilirkişi, tanıklar ve uzman bilirkişi, tapu fen memuru, uzman ziraatçi bilirkişi,
tespit bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, bölgede mera tahsisi yapılmış ise mera tahsis haritasının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi fen memuru eliyle yerine her iki harita çakıştırılmak suretiyle uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, bu yolla dava konusu taşınmazın mera tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmeli,
taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından mera tahsisi yapılmamış ise, yerel bilirkişi, tanıklar ve tespit tutanağı bilirkişilerden dava konusu taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tespit tutanağı bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki çelişki varsa bu çelişki duraksamasız giderilmeli,
öte yandan uzman ziraatçi bilirkişi aracılığıyla taşınmaz bizzat mahkemece görülüp gözlenmeli, taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu, taş ve toprak unsurundan hangisinin galip olduğu ayrıntılı şekilde keşif tutanağına geçirilmeli, komşu taşınmazların toprak yapısı ile dava konusu taşınmazın toprak yapısı mukayese edilmeli, bu fiziksel olgular da keşif tutanağına geçirilmeli, dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların tespit tutanakları içeriğine göre tespitlerine esas alınan tespit ve belgelerin nizalı parseller yönünü ne
biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği incelenmeli, davalı olup olmadıkları tespitlerinin kesinleşip kesinleşmediği incelenip irdelenmeli, dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olmadığı sonucuna varıldığı takdirde, zilyetlik hükümlerine göre inceleme yapılmalı, özellikle uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/1625, K. 2010/313, 25 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama