KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/2141 E., 2010/502 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2010
Karar Metni
466 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 120 parsel sayılı 128.600 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 09.06.2008 havale tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile işaretli 7.000 m2 ve (B) harfi ile işaretli 93.000 m2 yüzölçümündeki bölümlerin davalı ... ve paydaşları adına payları oranında, geri kalan (C) harfi ile işaretli 28.600 m2 yüzölçümündeki bölümün ise davacı hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava konusu 120 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 09.06.2008 havale tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile işaretli 7.000 m2 yüzölçümündeki bölümünün davalı tarafın tutunduğu ve tespite esas alınan 1937 tarih ve 103 tahrir sayılı vergi kaydının hudutları ve yüzölçümü itibariyle kapsamında kaldığı, taşınmaz üzerinde davalı taraf yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlendiğine göre davacı hazinenin taşınmazın (A) bölümü ile ilgili hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı hazinenin uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve haritada (B) harfi ile işaretli 93.000 m2 yüzölçümündeki bölümün davalılar adına, (C) harfi ile işaretli 28.600 m2 yüzölçümündeki bölümün davacı hazine adına tapuya tescili ile ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; iddia ve savunmaya, dosyaya yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği dikkate alındığından yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Davalıların tutunduğu tespite esas alınan 1937 tarih 103 tahrir sayılı vergi kaydı doğusu mera, batısı isimsiz yol okuması nedeniyle değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlı kayıtlardan olduğu vergi kaydının kapsamının yüzölçümü ile belirlenmesinin zorunlu olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca dava ve temyize konu taşınmazın güney sınırındaki komşu 133 parsel sayılı taşınmazın kadim mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edildiği dosya içeriği ile belirlenmiştir.
Hal böyle olunca vergi kayıt miktar fazlasının meradan kazanıldığının kabulü gerekir. Kural olarak meralar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/2141, K. 2010/502, 8 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama