KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/2222 E., 2010/604 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2010
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 189 ada 4 parsel sayılı 3206,82 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak paylı olarak davalılar ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, davalılara ecr-i misil karşılığında kiralandığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu taşınmazın ecr-i misil kaydında belirtilen taşınmaz olmadığı, davacının da davasını kanıtlayamadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; mahkemece yapılan araştırma soruşturma karar vermeye yeterli değildir.
Davacı hazine taşınmazın özel idare kayıtlarında hazineye ait oluduğunu, davalı tarafa ecr-i misil karşılığında kiralandığını ileri sürmüştür. Mahkemece taşınmaz ile ilgili ecr-i misil ödemesine ilişkin kayıt ve belgeler getirtilmiş, iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden taşınmaz başında keşif yapılmış, dinlenen yerel bilirkişiler başka yerde ikamet etmeleri nedeniyle taşınmazla ilgili bilgilerinin olmadığını beyan etmişlerdir. Ancak konu ile ilgili olarak tanık dinlenmemiş, bu nedenle karar eksik inceleme sonucu oluşturulmuştur.
O halde mahkemece davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için davacı hazinenin, taşınmazın ecr-i misil karşılığında davalı tarafa kiralanmış olması iddiası nedeniyle, taraflardan tanıklarını liste halinde ibraz etmeleri istenilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen, el verdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi tarafların aynı yöntemle gösterdikleri tanıklar ve tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, ecr-i misil ödemesine ilişkin kayıtlar mahalline uygulanmalı, davalının zilyetliğinin asli zilyetlik mi yoksa feri zilyetlik mi olduğu, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu,
kimden kime kaldığı, zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, tutanak bilirkişileri de ayrı ayrı taşınmaz başında dinlenerek hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi sözleri ile tutanak bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, dava konusu taşınmaza sınırda komşu tüm taşınmazların tespit tutanağı ve varsa dayanağı belgeler getirtilmeli,
tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınan komşu taşınmazlar varsa sözü edilen kayıt ve belgelerde nizalı parsel yönünün ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterildiği yönü üzerinde durulmalı, komşu taşınmazların tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınmamışsa tutanak içeriği dikkate alınarak yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, komşu taşınmazların tespitte saptanan türleri ve eylemli durumları incelenip irdelenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/2222, K. 2010/604, 12 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama