KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/2474 E., 2010/607 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2010
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 263 ada 18 parsel sayılı 9642,89 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ölü ... adına tespit edilmiştir.
Askı ilan süresi içerisinde ...'in tapu dışı yolla satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak komisyona itirazı üzerine komisyonca, itirazın kabulüyle, 263 ada 18 parsel sayılı taşınmaz ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, uzman bilirkişinin 05.05.2008 havale tarihli raporuna ekli haritada (A) harfi ile işaretlenen 4444,97 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün ... ve paydaşları adına, geriye kalan 5197,92 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün ise ... ve paydaşları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu 263 ada 18 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününde adına tescile karar verilen zilyet davacı ve paydaşları yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.
Dava konusu taşınmazın tespit tutanağı içeriği incelendiğinde hükme dayanak yapılan, keşifte mahalli bilirkişi dinlenmediği gibi dinlenen tanık sözleri ile tutanak bilirkişilerinin beyanlarının çeliştiği tartışmasızdır. Bir başka deyişle kadastro tespitinde saptanan hukuksal olgu ile keşifte saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düşmüştür.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için mahkemece tespit edilecek mahalli bilirkişi, tespit tutanağı bilirkişileri hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, mahalli bilirkişi ile tutanak bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenilmeli, hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen tanıkların sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, ayrıca taraflar hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen şekilde kayıt ve belgesizden taşınmaz tespiti yapılıp yapılmadığı belirlenmeli,
bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/2474, K. 2010/607, 12 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama