KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/2512 E., 2010/603 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2010
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi.
Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 115 ada 10 parsel sayılı 17552,71 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ve kadim kullanıma dayanılarak mera niteliğiyle sınırlandırılmıştır. Davacı ... vergi kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafın tutunduğu vergi kaydının dava konusu taşınmazı kapsadığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Davacı tarafın tutunduğu 1937 tarih 202 tahrir numaralı vergi kaydında tarif edilen sınır yerleri dikkate alındığında, vergi kaydının değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlı kayıtlardan olduğu, bu nedenle kapsamının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca yüzölçümüyle belirlenmesinin zorunlu olduğu kuşkusuzdur.
Gerçekten, davacının dayandığı vergi kaydının kuzey ve güney sınırları hali olarak tarif edilmiş olup, eylemli olarak da dava konusu taşınmazın kuzey ve doğusunda 9 ve 12 parsel sayılı mera taşınmazlarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca dayanılan vergi kayıt miktar fazlasının meradan kazanıldığının kabulü gerekir. Kural olarak, meralar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/2512, K. 2010/603, 12 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama