KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/3301 E., 2010/197 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2010
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Dava, mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacıyla birlikte miras bırakan ... ... yeğeni ... ... ...’ya birer pay verilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine, tarafların sıfatına, dosya kapsamında toplanan delillere uygun düşmemiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 598. maddesinin birinci fıkrası hükmünde, başvuru üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere Sulh Mahkemesince mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği, aynı maddenin ikinci fıkrası hükmünde de, mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından bir ay içinde itiraz edilmediği taktirde lehine tasarrufta bulunulan kimseye de atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verilmesinin gerektiği açıklanmıştır.
Toplanan delillerden miras bırakan ... ... 24.11.2004 tarihinde İzmir 11. noteri tarafından re’sen düzenlenen vasiyetname ile davacıyı tek mirasçı atadığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan bu olgular ve mirasçılık belgesi verilmesi isteminde bulunulabilmesi için davacı tarafın mutlaka miras bırakanla arasında irs ilişkisi bulunmasının gerekmediği, atanmış mirasçıların da atanmış mirasçı olduğunu ve miras payını gösteren bir belge verilmesini isteyebileceği gözetildiğinde davacının miras bırakan ile ilgili isteminin bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiği, verilecek atanmış mirasçı belgesinin de niteliği itibariyla bir mirasçılık belgesi olacağı kuşkusuzdur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/3301, K. 2010/197, 21 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama