KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/3305 E., 2010/6365 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2010
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 234 ada 3 parsel sayılı taşınmaz hükmen 24/256 payı davalı ..., diğer paylar da davacı ... ve paydaşları adlarına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... kayden satınalmaya dayanarak, kadastroca davalı adına oluşturulan 24/256 pay tapu kaydının iptali ile adına tapuya tescili istemi ile dava açmıştır. Davacı kesin hüküm nedeniyle davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece kesin hüküm olarak nitelendirilen kadastro mahkemesinin 1995/5-2002/2 E.K. sayılı ilamında davaya konu 234 ada 3 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davacı ..., davalı ... ve paydaşları adlarına tespit edilmiş, tespitten önce davacı ... tarafından davalılar ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Yargılama sırasında davacı ...'in ölümü nedeniyle davayı mirasçıları ... ve arkadaşları takip etmişler, mahkemece diğer tespit malikleri ... ve arkadaşları davalılar yanında davaya dahil edildikten sonra davanın kabulüne, taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline, davalıların taşınmazın bir bölümüne tecavüzlerinin menine karar verilmiş, hüküm Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir.
Mahkemece kesin hüküm gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; koşulları HUMK'un 237.maddesi hükmünde açıklanan kesin hükmün varlığından söz edilebilmesi için kesin hüküm oluşturduğu öne sürülen önceki davanın ve görülen davanın taraflarının, dava konusunun ve dava sebebinin aynı olması gerekir.
Somut olayda davacı ... ve davalı ... önceden görülüp kesinleşen Pazar Kadastro Mahkemesinin 1990/5-2002/2 E.K. sayılı dosyasında halefiyet yoluyla taraf sıfatını aldıkları anlaşılmakta ve 234 ada 3 parsel sayılı taşınmaz her iki davanın da konusunu oluşturmakta ise de; dava sebeplerinin farklı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı ... eldeki davada taşınmazı kadastro tespitinden sonra eski tapu kayıtları üzerinden kayden satın aldığını öne sürerek satın alma olgusuna dayanarak davalı ...'in payına yönelik olarak açmıştır. Kadastro Mahkemesinde görülen davada bu olguya dayanılmamıştır. Bu olgu gözetildiğinde Kadastro Mahkemesinde görülen davada verilen ve kesinleşen hükmün görülen davada dava sebebinin aynı olmaması nedeniyle kesin hüküm oluşturmayacağı kuşkusuzdur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/3305, K. 2010/6365, 3 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama