KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/3306 E., 2010/1490 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2010
Karar Metni
246 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi.
Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 212 ada 39 (215 ada 6) parsel sayılı 88,83 m² yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak Mahmut Karadağ adına tespit, satış sonucu davalı .... adına tescil edilmiştir. Davacı hazine tapu kaydına dayanarak 212 ada 39 parsel sayılı taşınmazın kadastroca davalı adına oluşturulan tapu kaydının iptali ile hazine adına tapuya tescili istemi ile dava açmıştır. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir. Davalı taraf kesin hükme dayanmıştır. Mahkemece dava konusu taşınmazın dayanılan Göle Asliye Hukuk mahkemesinin 15.7.1943 tarih, 1943/30-81 E.K. sayılı kesin hükmünün kapsamında kaldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuştur.
Dava konusu taşınmazın dayanılan kesin hükmün ve davacı hazinenin dayandığı tapu kaydının kapsamında kaldığı hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kural olarak kesin hüküm kamu düzenine ilişkin, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekli olumsuz dava koşullarındandır.
Öte yandan aynı taşınmaz yada taşınmazlarla ilgili olarak kesin hükmün varlığı halinde sonraki günlü uyuşmazlıkların önceki günlü kesin hükme göre çözümlenmesi zorunludur. Gerçekten bu hukuksal olgu sağlıklı sonuca varmanın temel koşullarındandır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/3306, K. 2010/1490, 19 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama