İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2009/3618 K.2010/2888

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı-davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Esas2009/3618Karar2010/2888Tarih11 Mayıs 2010Okuma7 dk · 1.320 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2009/3618 E., 2010/2888 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Mayıs 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.320 kelime·7 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı-davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Kadastro sırasında 854 ada 13, 1043 ada 25 ve 44, 854 ada 21, 884 ada 8 ve 46, 975 ada 11, 881 ada 35, 1041 ada 1, 1087 ada 3 parsel sayılı sırasıyla 31.425,36 m², 15.697,56 m², 7651,98 m², 19.919,69 m², 12.622,85 m², 3985,89 m², 16.642,97 m², 11.069,12 m², 29.263,87 m², 71.379,96 m² yüzölçümündeki taşınmazlardan.

854 ada 13, 1043 ada 25 ve 44, 854 ada 21, 884 ada 8 ve 46, 975 ada 11 parsel sayılı taşınmazlar 4753 ve 5618 sayılı Kanun uyarınca oluşturulan tapu kaydına dayanılarak davalı-davacı hazine adına ve 881 ada 35, 1041 ada 1, 1087 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar ise tapu kayıtları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacı-davalı ... adına tespit edilmiştir.

Davacı-davalı ... tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak hazine adına tespit edilen taşınmazlara; davalı-davacı hazine tapu kayıtlarına dayanarak davacı-davalı ... adına tespit edilen taşınmazlara yönelik olarak ayrı ayrı dava açmışlar, dava dosyaları birleştirilmiştir.

Mahkemece; davalı-davacı hazinenin 881 ada 35, 1041 ada 1, 1087 ada 3 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davasının reddi ile tespit gibi davacı-davalı ... adına; davacı-davalı ...’in 1043 ada 25 ve 44, 884 ada 8 ve 46, 975 ada 11 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davasının kabulüne, taşınmazların davacı-davalı ... adına, 854 ada 13 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davasının reddi ile tespit gibi davalı hazine adına, 854 ada 21 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın kısmen kabulüne, uzman bilirkişinin ek raporunda (B) harfi ile gösterilen 1742,26 m² bölümün tespitinin iptaliyle davacı ... adına, geriye kalan ve (A) harfi ile gösterilen 18.177,43 m² bölümün davalı hazine adına tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı-davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dava ve temyize konu 1043 ada 44 parsel sayılı taşınmazın 3.8.1990 tarih 9 sayılı davacı ...'in dayanağı tapu kaydının kapsamında kaldığı, davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13 ve 14.maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemiştir.

Davacı ...'in dayandığı 3.8.1990 tarih 9 sayılı tapu kaydı ile davalı hazinenin dayandığı 3.8.1990 tarih 10 sayılı tapu kaydının hazine adına Toprak Tevzi Komisyonu çalışmaları sırasında oluşturulan 2.1.1964 tarih 30 sayılı tapu kaydından ifrazen Asliye Hukuk Mahkemesi kararıyla oluştuğu anlaşılmaktadır.

Davacı ...'in dayandığı 3.8.1990 tarih 9 sayılı tapu kaydının miktarıyla dava dışı 1043 ada 26 parsel sayılı taşınmaza, davalı hazinenin dayandığı 3.8.1990 tarih 10 sayılı tapu kaydının ise miktarıyla dava konusu 1043 ada 44 parsel sayılı taşınmaz ile dava dışı 1043 ada 45 parsel sayılı taşınmaza revizyon gördüğü dosya içeriğiyle anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca davacı ...'in dayandığı 3.8.1990 tarih 9 sayılı tapu kaydının dava konusu 1043 ada 44 parsel taşınmazı kapsamadığı, dava konusu taşınmazın davalı hazinenin dayandığı 3.8.1990 tarih 10 sayılı tapu kaydının kapsamında kaldığı belirlendiğine göre davacı ...'in davasının reddi ile taşınmazın tespit gibi hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile 1043 ada 44 parsel taşınmaza yönelik hükmün BOZULMASINA,

2-A)Dava ve temyize konu 881 ada 35 parsel sayılı taşınmazın 14.1.1952 tarih ve 38 sayılı, 1041 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 3.11.1952 tarih ve 4 sayılı sicilden gelen 10.7.2003 tarih 31 sayılı ve 1087 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 19.12.1950 tarih ve 7 sayılı sicilden gelen 3.12.1997 tarih 16 sayılı davalı ...'in dayanağı tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı, davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13 ve 14.maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir.

Tapu kayıtlarının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir.

Somut olayda davacı hazine 4753 ve 5618 sayılı yasalar uyarınca oluşturulan tapu kaydına, davalı taraf ise tescil davası sonucunda oluşan tapu kayıtlarına dayanmıştır. Davacı hazinenin tutunduğu tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara ait olduğu yanlar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı gibi esasen bu yön mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Ne var ki, davalı tarafın tutunduğu tescil hükmü ile oluşan tapu kayıtlarının uygulaması yetersizdir.

O halde mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için davalı tarafın tutunduğu tescil hükmü ile oluşan tapu kayıtlarının dayanağı mahkeme ilamları ve eki harita, Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, mahkeme ilamları tapu kayıtlarının dayanağı evrak arasında bulunmadığı takdirde kararların onaylı bir örneği ilgili mahkemeden istenilmeli, tapu kayıtlarının revizyon gördüğü başkaca taşınmazlar varsa dava konusu taşınmazlarla birleşik kroki ve bu taşınmazları dıştan çevreleyen tüm komşu taşınmazlara ait tutanak örnekleri ile dayanak kayıtları getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi,

fen memuru hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, geniş kapsamlı kadastro paftasının ölçeği ile davalı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının dayanağı haritalarının ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle haritalar çakıştırılarak yerine uygulanmalı, davalı tapularının kapsamı bu yolla duraksamasız belirlenmeli, tapu kayıtlarının dayanağı harita yoksa tapu kaydında ve dayanağı ilamda tarif edilen sınır yerlerinden yararlanılarak tapu kayıtları yerine uygulanmalı, kapsamları belirlenmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye,

bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bu yolla taşınmazların hangi tarafın tapu kaydının kapsamında kaldığı duraksamasız olarak belirlenmelidir.

Davalının dayanağı tescil ilamlarında hazinenin taraf olduğu saptandığı takdirde sözü edilen ilamların usulün 237.maddesi hükmü uyarınca hazineyi bağlayacağı, taşınmazların tümü yada bir bölümünün davalının tutunduğu tapu kayıtlarının kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde ise kayıt kapsamı dışında kalan bölüm yönünden davalı taraf lehine delil olabileceği gibi aleyhine de delil olabileceği, aksinin daha güçlü delillerle kanıtlanabileceği,

davalı tarafın dayandığı tapu kayıtlarının oluştuğu 1952 yılından hazine tapu kaydının oluştuğu 1963 yılına kadar zilyet davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 46/1. maddesi hükmü uyarınca kazanım sağlayan süreye ulaşan zilyetliğin bulunmadığı göz önüne alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.

2-B)Dava ve temyize konu 884 ada 8 ve 46, 975 ada 11, 1043 ada 25 parsel sayılı taşınmazlar ile 854 ada 21 parsel sayılı taşınmazın (B) harfiyle gösterilen bölümü üzerinde tespit gününde adına tescile karar verilen davacı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 46/1. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinmenin diğer koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Ne var ki taşınmazların kadastro tespiti 26.7.1972 tarihinden sonra yapılmıştır. 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde bir kimse aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden zilyetlik yoluyla sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüm yüzölçümündeki taşınmaz mal iktisap edebilir. Nevarki, mahkemece davanın dayanağını oluşturan 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca araştırma ve soruşturma yapılmış ise de yapılan araştırma ve soruşturma yöntemine uygun olmadığı gibi ayrıca yetersizdir.

O halde bu konuda mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için adına tescile karar verilen zilyet davacı ... ile bağışlayanı babası ... ...'in ve bayiileri ... ... ve ... ...'ın onaylı nüfus kayıt örneği, ölmüş ise dava dışı tüm mirasçılarını gösterecek şekilde onaylı nüfus aile tablosu ilgili Nüfus Müdürlüğünden getirtilerek kimlikleri bu yolla sağlıklı biçimde belirlenmeli, adlarına kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla başkaca taşınmaz mal tespit yada tescil edilip edilmediği Kadastro Müdürlüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı,

tespit edilen taşınmazlar varsa sözü edilen taşınmazların tespit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlar, davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, paylı tespit edilen taşınmazlar varsa taşınmazın yüzölçümü payda kabul edilerek ilgiliye o taşınmazda payı karşılığında kaç m2 taşınmaz mal isabet edeceği belirlenmeli, davalı olan ve hükme bağlanmayan dava dışı taşınmazlar varsa etkili bir denetim ve kontrol için usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü ile 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü de dikkate alınarak birleştirilip birleştirilmeyeceği düşünülmeli, bu yolla sağlıklı biçimde etkili bir kontrol ve denetim yapılmalı,

hükme bağlanan, kesinleşen davalar varsa sonuçları dikkate alınmalı, bundan sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı-davacı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/3618, K. 2010/2888, 11 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/3618
Karar No
2010/2888
Tarih
11 Mayıs 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2009/3619 K.2010/2900
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/3623 K.2010/8790
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/3632 K.2010/5963
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/3656 K.2010/7472
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/3656 K.2010/5127
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2009/3656 K.2010/3194

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.