KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/3994 E., 2010/2381 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2010
Karar Metni
661 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, dgereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 106 ada 31 parsel sayılı 4068,85 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliğiyle davalı ..., 109 ada 6 parsel sayılı 3663,51 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davacı ... ile davalı ... adlarına paylı olarak, aynı ada 7 parsel sayılı 4477,72 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise davalı ... adına tapu kaydına ve paylaşmaya dayanılarak tespit edilmiştir.
Davacı ... tapu kaydına ve paylaşmaya dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dava konusu 106 ada 31 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın HUMK.
46 maddesi hükmüne göre tefriki ile ayrı esasa kaydına, 109 ada 6 ve aynı ada 7 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davanın reddi ile tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından 106 ada 31 sayılı parsel hakkında tefrik kararına ve 109 ada 6 ile aynı ada 7 parsel sayılı taşınmazların esasına ilişkin hükme yönelik olarak temyiz edilmiştir.
1-Dava ve temyize konu 106 ada 31 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın tefriki ile yeni bir esasa kaydına karar verilmiştir. Dava ve temyize konu 109 ada 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların tespitine esas alınan tapu kaydı ile davacının tutunduğu tapu kayıtlarının farklı olması nedeniyle 106 ada 31 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın tefrikine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacının 106 ada 31 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-Davacı ...'ın dava ve temyize konu 109 ada 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dava dilekçesinin yorumu mahkeme hakimine aittir. Davacı ...
109 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki ... ile 109 ada 6 parsel sayılı taşınmazda kendisi ile paydaş olan tespit maliki ...'ı hasım göstererek dava açmış; davalı ... ile aralarında harici paylaşma yapıldığını, paylaşmada 109 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kendisine, 109 ada 7 parsel sayılı taşınmazın davalı ...'a isabet ettiğini belirtmiş, ancak kendisine isabet eden 109 ada 6 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün, davalıya isabet eden 109 ada 7 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünden daha az yazıldığını, eşit olması gerektiğini ileri sürmüştür.
Hal böyle olunca davacının iradesinin dava ve temyize konu 109 ada 6 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 109 ada 7 parsel ile eşitlenerek, yani mevcut yüzölçümünden daha fazla olacak şekilde ve tamamının adına tesciline, tapu kaydı ve paylaşmada hak sahibi olmayan ... payının iptaline karar verilmesini talep ve dava ettiğinin kabulü gerekir.
A-Davacının bu talebi gözönüne alındığında; 109 ada 6 parsel sayılı taşınmazın yapılan paylaşma ile davacının payına isabet ettiği, 109 ada 7 parsel ile arasında geçen arkın sınır yeri olarak belirlenerek paylaşmaya uygun şekilde tespitin yapıldığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve dosya içeriği ile belirlenmiştir. Paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz, ya da ekonomik yönden aynı parasal değerde menkul mal isabet etmesi de paylaşmanın koşulu olmadığına göre; mahkemece 109 ada 7 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre, davacı tarafın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 109 ada 7 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın reddine ilişkin hükmün ONANMASINA,
B-Dava ve temyize konu 134 ada 6 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince;
109 ada 6 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın reddi ile tespit gibi tesciline karar verilmiş ise de; mahkemece varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemiştir. 109 ada 6 parsel sayılı taşınmaz 29.07.1954 tarih 64 sayılı tapu kaydına ve paylaşmaya dayanılarak davacı ... ile davalı ... adına tespit edilmiştir. Tespite esas alınan tapu kaydında davalı ... paydaş olmadığı gibi, yapılan paylaşma sonucunda da davalı ...'a pay verilmemiştir.
Davalının taşınmaz üzerinde kayda ve paylaşmaya dayalı bir hakkı bulunmadığının belirlenmiş olmasına göre.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/3994, K. 2010/2381, 21 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama