KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/4007 E., 2010/1431 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2010
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar ..., ..., ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat nitelikli binanın 3. katının mülkiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanakların yansıyan bilgi ve belgelere, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, hüküm yerinde gösterilen gerekçelere göre tarafların ortak miras bırakanı adına kayıtlı, ortaklığın giderilmesi davasına konu 301 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan davaya konu binanın 3. katının davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı ..., ..., ... ve ...’in sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne varki, gerek yürürlükten kaldırılan 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi ve gerekse halen yürürlükte bulunan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre taşınmaz üzerinde bulunan bütünleyici parça niteliğindeki bina, ağaç gibi muhdesatların mülkiyeti arzın mülkiyetine tabidir. Kat Mülkiyeti Kanunu gibi özel bir kanunla imkan tanınmış olmadıkça muhdesatların üzerinde bulunduğu arzın mülkiyetinden ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez.
Bu olgu ve çoğun içerisinde azı da vardır kuralı gözetildiğinde mahkemece davanın kısmen kabulü ile davaya konu muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine, mülkiyet tespitine ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı ..., ..., ... ve ...’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde ise de; yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm yerinin 1 numaralı bendindeki “...KABULÜ...” ve “...mülkiyetinin davacı ...’na ait olduğunun TESPİTİNE,” sözlerinin hüküm yerinden çıkarılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/4007, K. 2010/1431, 16 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama