KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/4384 E., 2010/2590 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2010
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı ... ve arkadaşları ile davalı hazine tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 229 ada 8 parsel sayılı 243340,93 m² yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı hazine adına tespit edilmiş, yapılan tespit 13.04.2004 gününde kesinleşmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları tapu kaydına, vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın belirli bölümüne yönelik olarak 01.12.2006 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 10.07.2008 tarihli rapor ve eki haritada kırmızı renge boyalı 74000 m² yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün aynı ada son parsel numarası ile davacı ... ve paydaşları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından esasa yönelik, davacılar tarafından yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Davacı tarafın dayandığı 09.04.1951 tarih 51 sayılı sicilden gelen 05.02.2003 tarih 1 sayılı tapu kaydı ile tespite esas alınan 24.02.1975 tarih 372 sayılı tapu kayıtlarının oluşma nedeni dikkate alındığında dayanağı haritasının bulunduğu dosya içeriği ile belirlenmiştir.
Ne var ki, mahkemece tespite esas alınan tapu kaydı ile davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının haritasının bulunup bulunmadığı araştırılmamış, tapu kayıtlarının dayanağı haritaları yerel Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilerek yöntemine uygun şekilde 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca yerine uygulanmamıştır.
Öte yandan davacı tarafça taşınmaza ait olduğu öne sürülen 1948 tarih 57 tahrir numaralı vergi kaydı da yöntemine uygun olarak mahalline uygulanmamıştır. Gerçekten kural olarak kayıtların haritaya dayanmaları halinde kapsamlarının haritasına göre belirlenmesi zorunludur.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için tarafların tutunduğu tapu kayıtlarının dayanağı harita yerel Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız yerel ve uzman bilirkişi hazır olduğu halde taşınmaz başında keşif yapılmalı, yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle davacılar ... ve arkadaşlarının dayandığı tapu kaydının dayanağı harita ile vergi kaydı, tespite esas alınan tapu kaydının dayanağı harita ayrı ayrı yöntemine uygun şekilde yerine uygulanmalı, uygulamada kadastro paftasının ölçeği ile tutunulan tapu kayıtlarının dayanağı haritaların ölçeği eşitlenmeli,
çakıştırılmak suretiyle yerine uygulanmalı, arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerleri ile haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalardan yararlanılmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/4384, K. 2010/2590, 28 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama