KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/4682 E., 2010/1781 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2010
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 219 ada 22 parsel sayılı 7179,19 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras hakkına, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın iki parsel halinde davalı ... ile ... mirasçıları adına tescili gerektiğini öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taraf dava ve temyize konu 219 ada 22 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine karşı yasal süresinde dava açmıştır. Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanununun 30/2 maddesi hükmü uyarınca davanın reddine, tespit gibi tesciline karar verilmiş ise de yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Hükmün dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 28. maddesinin özü ve sözüne, açık bir anlatımla öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşler ile davacının dava dilekçesi içeriği ve davacının istemi dikkate alındığında davacının dava sebep ve delillerini bildirdiğinin kabulü gerekir. Gerçekten davacı taraf dava dilekçesinde bilirkişi beyanı, keşif ve her türlü delile tutunduğunu duraksamasız açıklamıştır.
Hal böyle olunca mahkemece yapılacak iş, davacının dava dilekçesinde öne sürdüğü dava sebep ve delillerine esas olmak üzere göstereceği bu doğrultudaki deliller toplanmalı, ayrıca davalı taraftan da göstereceği deliller sorulup saptanmalı, bu yolla dava dosyası keşfe hazır hale getirilmeli, bundan sonra 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmü gözetilerek toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/4682, K. 2010/1781, 30 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama